"أنه يعمل" - Traduction Arabe en Turc

    • çalışıyor
        
    • İşe yarıyor
        
    • çalıştığını
        
    • çalışıyormuş
        
    • çalıştığı
        
    • İşe yaradığını
        
    • yapıyor
        
    • yaradığını biliyoruz
        
    LM: Bildiğim kadarı ile o laboratuvarında çok çalışıyor ve çılgın fükürler üretiyor. TED لوك: مما أعرفه، أنه يعمل بجد بالغ في معمله ويحصل على نتائج مجنونة.
    - pekala, kulaklığın çalışıyor olmalı. başlığın içinden... - beni duyabiliyor musun? Open Subtitles حسناً، الصوت لابد أنه يعمل هل تستطيع سماعي من داخل القناع ؟
    Aynı zamanda; sadece siz, yakınlarınız ve arkadaşlarınız için önem taşıyabilecek özel konular üzerine de çalışıyor. TED كما أنه يعمل على مواضيع شخصية عميقة قد لا تهم أحد غيرك وأصدقاءك وعائلتك المقربين فقط.
    Konuşacak bir şey yok. Serum işe yarıyor, yaradığını biliyoruz. Open Subtitles ليس هناك ما يدعو للتحدث عنه المصل يعمل، ونحن نعلم أنه يعمل
    Sanırım Dr. Braga'nın verdiği ilaç işe yarıyor. Open Subtitles هذا الدواء الذي وصفته الدكتور براغا أعتقد أنه يعمل
    Ama eğer bu işin içindeyse, ben babası için çalıştığını düşünürüm. Open Subtitles لكن إذا كان متورطاً علي أن أفكر أنه يعمل لمصلحة أبيه
    Nüfus müdürlüğünde çalışıyormuş. Open Subtitles يقول هنا أنه يعمل لمكتب التعداد الأمريكي
    - Babanı tanıdığını bilmiyordum. - Tüm bildiğim onun kayıklarda çalıştığı. Open Subtitles ـ لم أعتقد أنّك عرفت أباك ـ كل الذي أعرفه عنه أنه يعمل في صناعة لقوارب
    Çoklu görevi yavaşlatmak istiyorsak bunun parlak bir şekilde işe yaradığını görebiliriz. TED ‫إذا كنا على استعداد لإبطاء تعدد المهام،‬ ‫فقد نجد أنه يعمل بنجاعة.‬
    Galiba bir hırdavat dükkanında çalışıyor. Open Subtitles أعتقد أنه يعمل في متجر للأجهزة. أنه متزوج.
    Sanırım yıllardır kullanılmıyor... ama dün test ettim, çalışıyor. Open Subtitles لا أعتقد ان أحد أستخدمه لسنوات ، و لكني تأكدت منه أمس، أنه يعمل.
    Queens Bulvarında bir yer. Sanırım, orada çalışıyor. Open Subtitles إنه مكان في جادة كوينز أعتقد أنه يعمل هناك
    Paçalarına kadar kan içinde bir mezbahada çalışıyor. Open Subtitles قال أنه يعمل في المذبح . حيث يصل الدم إلى كعبيه
    İyi, buda çalışıyor demektir. Şimdi ona anahtarları ver. Open Subtitles جيد ، هذا يعني أنه يعمل والآن أعطه مفاتيحك
    Yeni tren yolu hattında çalışıyor. Evlenmiş ve üç çocuğu olmuş. Open Subtitles أنه يعمل في سكة الحديد الجديدة, لدية زوجة وثلاثة أطفال.
    formu milyonlarca defa göndermeye programlanmış bir bilgisayar programı değil, insan olduğunuzdan emin olmak. İşe yarıyor çünkü insanlar, TED هو في الحقيقة بشر وليس برنامج كمبيوتر. تمت كتابته لإرسال النماذج ملايين و ملايين المرات. والسبب في أنه يعمل هو أن البشر،
    Şu anda, kulağa bir hayal gibi geldiğini biliyorum ancak laboratuvarda farelerde akciğer, kolon ve yumurtalık kanseri teşhisinde mevcut yöntemlerden daha iyi işe yarıyor. TED أعلمُ أن هذا يبدو كحلم الآن، لكن في المختبر أصبح ذلك ممكناً على الفئران، حيث أنه يعمل بشكل أفضل من الطرق المتوفرة لاكتشاف سرطان الرئة، القولون والمبايض.
    Şartlı tahliye memuru 8 aydır müzik mağazasında çalıştığını söyledi. Open Subtitles قال الشرطي أنه يعمل بمحل موسيقيات وقبل هذا بـ8 شهور
    Cihazı bir süreliğine bıraktım ve birkaç dakika ona doğru yürüdükten sonra birkaç saniye içinde çalıştığını biliyordum. TED لقد تركت الجهاز في الخارج لفترة قصيرة، ثم ذهبت إليه بعد بضع دقائق، وخلال ثوانٍ علمت أنه يعمل.
    Temiz, ama söylentilere göre eski ortağı teröristlerle çalışıyormuş. Open Subtitles بافتراض أنه يعمل مع الإرهابيين. كما لديها الكثير من الأمور الشخصية
    - Alaska'daki çalıştığı Petrol şirketi onun adını da hiç duymamış. Open Subtitles شركة النفط التي كان يفترض أنه يعمل لصالحها في ألاسكا لم تسمع به قط كذلك
    Bu programı kullandık ve işe yaradığını biliyoruz. TED لقد استعملنا هذا البرنامج، ونعلم أنه يعمل.
    Bazı satış işlerini o yapıyor. Open Subtitles أنا أعرف أنه يعمل في تحصين المنازل أحياناً.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus