| İyi ki Annen seni giydirebilmek için arabaya servis yapan restorandaki işini bırakmış. | Open Subtitles | يا إلهي , أنا مسرورة أن أمك توقفت عن العمل بما يكفي لإلباسك |
| Bir nedeni yok. Annen kardeşimle birlikte olmaya başladı, o kadar. | Open Subtitles | لا سبب, صادف فقط أن أمك تضاجع أخي, هذا كل شيء |
| Oh, bebeğim, ya evde fareler var ya da Annen kafayı yiyor. | Open Subtitles | أوه , عزيزي , إما أن لدينا فئران أو أن أمك ستجن |
| Annenin görevini yaptığını ve seni çok iyi yetiştirdiğini düşünecek. | Open Subtitles | مجرد أنه سيفترض أن أمك قامت بواجبها و أطلعتكِ بالكامل. |
| Annenin ve Kamyon Durağı Katili'nin annesinin aynı ilkokul sınıfında olması beni düşündürdü. | Open Subtitles | حقيقة أن أمك,و أم خانق الشاحنة ارتادتا نفس المدرسة الابتدائية هذا يجعلني أفكر. |
| - Annenin hızlı olduğunu biliyordum ama metronun turnikesine bile makas attı. | Open Subtitles | اعلم أن أمك سريعة لكنها تقوم بالركل بشكل قوي جداً في بوابات القطار السريع |
| Annen çok hasta ve gün geçtikçe durumu daha da kötüye gidiyor. | Open Subtitles | أنت تعرف كيف أن أمك تتعب أكثر و أكثر لأنها مريضة جدا؟ |
| Sanırım Annen sadece müzik şirketinin pek uygun bir yer olmamasından endişeli. | Open Subtitles | أعتقد أن أمك فقط تخشى أن شركة الموسيقى ليس المكان المناسب لكِ |
| Umarım diploma töreninde Annen eğlenebilmiştir. | Open Subtitles | أعتقد أن أمك كانت سعيدة جداً فى حفل التخرج |
| Vern, anlaşılan Annen yine arabayla gezmeye çıkmış. | Open Subtitles | فيرن يبدو أن أمك عادت للخروج والقيادة مرة أخرى |
| Bahse girerim, Annen geçen yıl muhafazakârlara oy vermiştir. | Open Subtitles | أراهن أن أمك قامت بالتصويت لصالح المحافظين العام الماضي. |
| Çünkü Annen doğumgünü partisi yapmana izin vermedi diye-- | Open Subtitles | ليس لمجرد أن أمك منعتك من إقامة حفل، فهذا يعني بأنك ممنوع من استقبال الهدايا |
| Annen bir yabancının evde kalmasını istemez. | Open Subtitles | أننى غريباً أن أمك لن تترك غريباً ليبقى فى البيت |
| Annenin boyadığı bir şeye benziyor sanırım onu çekici bulmuş ne? | Open Subtitles | لا بد أن أمك رسمت ذلك أعتقد أنها كانت تستلطفه، ما هذا؟ |
| Programa, Annenin bunu istemediğini belirten bir satır yazabiliriz. | Open Subtitles | من الممكن أن نقول في البرنامج أن أمك فضلت أن ألا يراها أحد |
| Hala uyuyakaldığımda bir an için Annenin gelip beni uyandıracağını sanıyorum. | Open Subtitles | أتعلم، لازلت أنام به وكل مرة عندما أستيقظ لازلت أتوقع أن أمك موجودة كي تقودني إلى السرير |
| Evet, Annenin piyano farelerinden birine ders verdiğini duydum. | Open Subtitles | نعم، سمعت أن أمك تعطي درس البيانو للجراذ |
| Rahat ol. Her zaman Annenin seni kontroll ettiğini biliyordum. | Open Subtitles | إخرج هذا, كنت أعلم أن أمك هى دائماً المتحكمة |
| Bana Annenin başka mücevherleri olduğunu söyleme. | Open Subtitles | لا تخبرني أن أمك لديها المزيد من المجوهرات |
| Meg, bana Annenin taş gibi bir hatun olduğunu söylememiştin hiç. | Open Subtitles | ميج لما لم تخبريني أن أمك كانت قوية كالثعلب |
| Hiç böyle bir şey duymadım. Anneniz eğitiminiz için köle olmuş olmalı. | Open Subtitles | لم أسمع بشيء كهذا أبداً لا بد أن أمك تعبت كثيراً في تربيتكن |
| Eminim, onun çatısı altında olman ve belki de, sana üç öğün yemek veriyor olması anneni daha mutlu ediyordur. | Open Subtitles | لكن أتعلمين أراهن على أن أمك ستسعد أن تبقي سقفاً على رأسك و ربما تعطيك ثلاث أرباع دولار في اليوم حتى |