| Şimdi ben diyorum ki Bayan Scarlet yemek odasındaki bıçaklı katildir. | Open Subtitles | الآن سأفترض و اقول أن الآنسة سكارليت هي القاتلة في غرفة الطعام بواسطة السكين |
| Açıkça görülüyor ki Bayan Starr hikâyeyi uydurdu. | Open Subtitles | أظن أنه من الواضح تمامًا أن الآنسة ستار قد اختلقت هذه القصة |
| Vyse neden Matmazel Buckley'in eve gönülden bağlı olduğunu söyledi ki? | Open Subtitles | لماذا كان يجب على "تشارلز فايس" أن يقول أن الآنسة "باكلي" مخلصة بشكل متعصب للمنزل ؟ |
| - Merhaba, Freddie! Yani ikiniz de Matmazel'in nişanlı olduğunu bilmiyordunuz? | Open Subtitles | اذن أياً منكما لم يعرف أن الآنسة كانت مخطوبة لـ "مايكل سيتون" ؟ |
| - Bayan Effie yalan mı söylüyor yani? | Open Subtitles | -هل تعنين أن الآنسة " إيفى بلادفورد " كاذبة ؟ |
| Katilin yemek odasında bıçakla saklandığını hatta Bayan Scarlet'in cinayetin işlendiği sırada odada olduğunu bilsek de ve bıçağın üzerinde onun parmak izleri olsa bile yine de katilin o olduğunu kesin olarak söylememiz imkânsız bir şeydir. | Open Subtitles | أن الجريمة حدثت بغرفة الطعام بواسطة سكين و أن الآنسة سكارليت كانت موجودة في نفس لحظة الجريمة |
| Diyor ki, Bayan Buckley koca bir yalancıymış. | Open Subtitles | قالت أن الآنسة "باكلي" كاذبة بارعة "حقاً ؟ |
| Diyor ki, Bayan Buckley koca bir yalancıymış. | Open Subtitles | قالت أن الآنسة "باكلي" كاذبة بارعة "حقاً ؟ |
| Şu kadarını söyleyeyim ki, Bayan Kruczynski mutlu değildi. | Open Subtitles | ولكن يكفي أن أخبرك أن الآنسة... الآنسة كريشنسكي لم تكن سعيدة |
| Şu kadarını söyleyeyim ki, Bayan Kruczynski mutlu değildi. | Open Subtitles | لذا لا يمكنني إعطاؤك دليلاً يكفي أن أخبرك أن الآنسة كرشنسكي... |
| Ve ben de eminim ki Bayan Beşyollu da sizinle tekrar çalışmayı iple çekiyordur. | Open Subtitles | (وأنا متأكد أن الآنسة (فيف واي تتطلع للعمل معك أيضاً |
| Şimdi ben diyorum ki Bayan Scarlet yemek odasındaki bıçaklı katildir. | Open Subtitles | الآن سأفترض (و اقول أن الآنسة (سكارليت هي القاتلة في غرفة الطعام بواسطة السكين |
| Vyse neden Matmazel Buckley'in eve gönülden bağlı olduğunu söyledi ki? | Open Subtitles | لماذا كان يجب على "تشارلز فايس" أن يقول أن الآنسة "باكلي" مخلصة بشكل متعصب للمنزل ؟ |
| Lichtfield Court'un kapıcısının dediğine göre Matmazel Sainsbury Seale Madam Chapman'ı ziyarete gitmiş. | Open Subtitles | العامل في (ليتشفيلد كورت) أخبرنا أن الآنسة "سانزبري سيل" ذهبت لزيارة السيدة "تشابمان" |
| Matmazel Sainsbury Seale'in giydiği ipek çorabı görmüştüm. | Open Subtitles | عرفت أن الآنسة "سانزبري سيل" كانت ترتدي جوارب طولها 10 بوصة |
| Matmazel Grace Wilson, Mösyö Opalsen'ın odasında. | Open Subtitles | أن الآنسة "غرايس ويلسون " كانت في غرفة السيدة "أوبالسن" |
| Ben Matmazel Celia Austin'in kleptoman olduğuna inanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن الآنسة "سيليا أوستن" كانت مصابة بداء السرقة |
| Pekâlâ, Matmazel Celia'nın bazı duyguları vardı, psikolojiyi tutku edinmiş bir adama karşı güçlü duyguları, ama bu adam onu görmezden geliyordu. | Open Subtitles | حسناً لنفرض أن الآنسة "سيليا" كانت لديها مشاعر مشاعر قوية لرجل .. الذي بدوره كان شغفه في علم النفس |
| - Bayan, anlaşılan Bayan Nora Brent bir beyle birlikte gelerek, stüdyonuzda fotoğraf çektirmiş. | Open Subtitles | جيّد، آنستي لدي سبب للإعتقاد أن الآنسة "نورا برينت" ربما زارت الإستديو هنا لأخذ صورة |
| - Bayan Channing onaylar mı sence? | Open Subtitles | -أتعتقدي أن الآنسة "تشانينج" ستوافق؟ |
| Katilin yemek odasında bıçakla saklandığını hatta Bayan Scarlet'in cinayetin işlendiği sırada odada olduğunu bilsek ve bıçağın üzerinde onun parmak izleri olsa bile yine de katilin o olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz. | Open Subtitles | أن الجريمة حدثت بغرفة الطعام بواسطة سكين و أن الآنسة (سكارليت) كانت موجودة في نفس لحظة الجريمة |