| Patronun aradı, hemen onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | رئيسك في العمل اتصل ويريدك أن تتصل به حالا |
| Bu beyefendi sabah uğradı, onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | وهذا الرجل أتى الى هنا قبل فترة وجيزة يريد منك أن تتصل به |
| onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | يريد أن تتصل به فوراً |
| onu arayıp daha fazla zaman isteyemez misin? | Open Subtitles | ألا تستطيع أن تتصل به مرة أخرى وترى إن كان بالإمكان أن يعطيك مزيدا ً من الوقت. |
| Belki de onu arayıp söylemelisin. Aranızda husumet yoksa tabii. | Open Subtitles | لربما يجب أن تتصل به وتخبره ، ما لم يكن هناك الكثير من علاقة الدم الفاسد بينكما |
| Gideon, en kısa sürede onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | . جيديون) يُريدك أن تتصل به حالما يُمكنك ذالك) |
| Bu yüzden Buchanan, bombalar, bir NEST tesisine götürülmeye hazır olur olmaz, onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | بيوكانان) يريدك أن تتصل به بمجرد أن تكون) القنابل جاهزة للنقل إلى منشأة فريق البحث النووى |
| Binbaşı Shepherd, gelir gelmez onu aramanı istedi. | Open Subtitles | ليس لوقت طويل، يريدك الرائد (شيبرد) أن تتصل به بمجرد وصولك، وبدا غاضباً. |
| onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | إنه يريدك أن تتصل به |
| - onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | -يريدك أن تتصل به |
| Bill, onu aramanı istiyorum. | Open Subtitles | (بيل)، اريدك أن تتصل به |
| Tatlım, onu arayıp Fred'in ne kadar zeki biri olduğunu söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | عزيزي ، أريدك أن تتصل به و تقول له ، كم (فريد) هو عبقري. |
| Tatlım, onu arayıp Fred'in ne kadar zeki biri olduğunu söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | عزيزي ، أريدك أن تتصل به و تقول له ، كم (فريد) هو عبقري |
| onu arayıp, ona teşekkür etmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريد منك أن تتصل به الآن وتشكره! |
| onu arayıp söyleyebilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنك أن تتصل به وتخبره؟ |