| Pekâlâ, seni ıstakkoz ve biftek yedirmek için dışarı çıkarmama izin vermelisin. | Open Subtitles | حسناً، كان يجدر بكِ أن تدعينى أصطحبكِ لتناول شرائح اللحم البقرى والمَحَار |
| Bana gelmeli ve sana nasıl yapıldığını göstermeme izin vermelisin. | Open Subtitles | يجب عليك أن تدعينى آتى . وأُريكٍ كيف يتم الأمر |
| Sana çıkış yolu göstermeme izin vermelisin. | Open Subtitles | يجب أن تدعينى أساعدك |
| - Ama prenses ağabeyinizin en iyi dostu olarak yardım etmeme izin vermelisiniz. | Open Subtitles | ولكن أيتها الأميرة ، بصفتى أعز أصقاء أخيك يجب أن تدعينى أساعدك |
| - Ama prenses ağabeyinizin en iyi dostu olarak yardım etmeme izin vermelisiniz. | Open Subtitles | ولكن أيتها الأميرة ، بصفتى أعز أصقاء أخيك يجب أن تدعينى أساعدك |
| Sana çıkış yolu göstermeme izin vermelisin. | Open Subtitles | يجب أن تدعينى أساعدك |