| Eğer annen bu kadar akıllıysa, belki de kitap raporun hakkında o Sana yardım etmeli. | Open Subtitles | حسناً إذا كانت أمك ذكية جداً فعليها هي أن تساعدك بوظائفك |
| Kardeşin, Sana yardım etmesi için birini getirdi. | Open Subtitles | فريد ، وقد أخيك جوا ونحن نعتقد في شخص يمكن أن تساعدك. |
| Şimdi, Jane'in başına gelenler hepimizi çok üzdü.... .... ve işleri yoluna koymada Size yardım etmek isteriz. | Open Subtitles | الآن، ما لاقاه جين هو مقلق للغاية لنا جميعا، ونود أن تساعدك على ضبط الأمور. |
| Gerçekten bilmiyorum. - Yani.. Belki bu büyük problemin için Joey sana yardımcı olabilir. | Open Subtitles | ربما جوي يمكن أن تساعدك على الخروج مع مشكلتك عمل كبيرة. |
| Bir şekilde kendini çipin amacının karını bulmana yardım etmek olduğuna kendini inandırmışsın. | Open Subtitles | لقد أقنعت نفسك بطريقة ما أن غرض الشريحة أن تساعدك للعثور على زوجتك |
| Basın için Size yardımcı olmak isterdim, ama bu benim bölümüm değil. | Open Subtitles | أتمنى أن تساعدك مع الصحافة، ولكن ليس من إدارتي. |
| Arthur amca devre dışı kaldığına göre belki tezinde yardımcı olur. | Open Subtitles | ربما يمكنها أن تساعدك بأطروحتك للدكتوراه بما أن العم أرثر لم يعد ممكناً |
| Karar vermenize yardımcı olabilirim. | Open Subtitles | مهلا، أنا يمكن أن تساعدك على أن تقرر الذين ينبغي أن نفعل ذلك. |
| Aramanda Sana yardım etmemi ister misin? | Open Subtitles | هل تريد مني أن تساعدك على نظرة بالنسبة لهم؟ |
| Annen Sana yardım edemez, kız gibi oynadığın için babanın olmadığını da biliyorum. | Open Subtitles | لا يمكن لوالدتك أن تساعدك و أعلم بأن والدك ليس متواجداً معك و إلا فإن لعبك لن يكون ضعيفاً هكذا كعاهره |
| Annen Sana yardım edemez, kız gibi oynadığın için babanın olmadığını da biliyorum. | Open Subtitles | لا يمكن لوالدتك أن تساعدك و أعلم بأن والدك ليس متواجداً معك و إلا فإن لعبك لن يكون ضعيفاً هكذا كعاهره |
| Ama bazı şeyler Sana yardım edebilir. | Open Subtitles | ولكن هناك بعض الأشياء التي يمكن أن تساعدك |
| Eğer benim fedekarlığım Sana yardım ederse 300 tne masum işçiyi kurtaracaksın | Open Subtitles | إذا تضحيتي يمكن أن تساعدك على حفظ 300 عامل بريء |
| Teşekkür ederim, durun Size yardım edeyim. | Open Subtitles | أوه، شكرا لكم، واسمحوا لي أن تساعدك هناك مع ذلك. |
| Tüneldeki arkadaşlarınız Size yardım edemez. | Open Subtitles | أصدقائك في النفق لا يمكن أن تساعدك. |
| Size yardım edemezler. | Open Subtitles | لا أحد منهم يمكن أن تساعدك. |
| Evet! En zor kısımlara geldiğinde sana yardımcı olacağını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أن من شأنها أن تساعدك على تخطي الجزء الأصعب في الموضوع |
| Elinde tutman için sana yardımcı olması seni gerçekten bu kadar şaşırtıyor mu? | Open Subtitles | هل هو حقا مفاجأة لك أنها تريد أن تساعدك على حماية ذلك؟ |
| - Belki de Size yardımcı olabilir. - Lt yaratıklar durmayacak. | Open Subtitles | ربما قد تستطيع أن تساعدك أيضاً لن توقف المخلوقات |
| Destek yapmana yardımcı olur. | Open Subtitles | يفترض بهذه أن تساعدك في صنع جبيرة ملائمة |
| Giyecek bir şey seçmene yardımcı olabilirim. | Open Subtitles | أنا يمكن أن تساعدك على اختيار شيء لارتداء. |
| - Tamam, dur yardım edeyim çıkmana. | Open Subtitles | حسنا. مهلا. اسمحوا لي أن تساعدك على الخروج، رجل. |
| Silver City'e dönmenize yardımcı olması için Lucifer'ın dünyadaki evini elinden almaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | يحاول أن يسلب المنزل إبليس على الأرض، حتى انه يمكن أن تساعدك على الحصول على العودة إلى مدينة الفضة. |
| Çoçuklar konudan biraz bahsetti, ve galiba Sana yardım edebilirim. | Open Subtitles | هكذا أعطى الأولاد لي رؤساء حتى عن وضعك وأعتقد أنني يمكن أن تساعدك. |