| Nerede olduğunu bilmiyorum ama sanırım polisi aramalıyız. | Open Subtitles | لا أدري أين هو الآن لكن الأفضل أن نتصل بالشرطة |
| Her zamanki gibi 3'e kadar açığız. Polisi aramalıyız. | Open Subtitles | ـ حتى الـ 3 صباحاً كالعادة ـ يجب أن نتصل بالشرطة |
| Sanırım Cancún polisini aramalıyız gemideki telsizden. | Open Subtitles | أعتقد بأنّنا يجب أن نتصل بشرطة كونكان على الراديو. |
| Şimdiye sokağa varmıştır. Karakolu arayalım da buraya takviye isteyelim. | Open Subtitles | ـ علينا أن نتصل بالقيادة ـ النذل على الأرجح بمنزله الآن |
| Tamam, belki taksi şirketini arayıp T-Bag'i nereye gittiğini öğrenebiliriz. | Open Subtitles | حسناً ، أنصت ، ربما يمكننا أن نتصل بشركة التاكسي |
| Belki de elektriği kontrol etmesi içinde birini çağırmalıyız. | Open Subtitles | ربما يجب أن نتصل بشخص ما ليقوم بإصلاح الكهرباء أيضاً |
| - Polise haber vermemiz lazım. | Open Subtitles | حسناً .. اذا يجب أن نتصل بالشرطة فوراً قبل أن تحدث ثانية |
| Buffy'yi aramalıyız. Ama arayamayız. | Open Subtitles | ينبغي أن نتصل ببافي باستثناء أنه لا يمكننا |
| Ne? Peter, o suçlu Chris'i öldürmeye geliyor. Şerifi aramalıyız. | Open Subtitles | بيتر، ذاك المجرم في طريقه إلى هنا لقتل كريس، يجب أن نتصل بمدير الشرطة |
| Nak, bu ciddi bir polis araştırma işi. Onları aramalıyız. | Open Subtitles | ناك, يجب أن نتصل بالشرطة ليحققوا في هذا الموضوع. |
| Çekil yolumdan! Kampüs güvenliğini aramalıyız. | Open Subtitles | إبتعد من أمامي يجب أن نتصل بالأمن الجامعي |
| Rusları aramalıyız. Onları bulduğumuzu söylemeliyiz. | Open Subtitles | يجب أن نتصل بالروس . ونخبرهم أننا وجدناها |
| Başka seçeneğimiz yok. Göçmen bürosunu aramalıyız. | Open Subtitles | ،ليس لدينا خيار علينا أن نتصل بدائرة الهجرة |
| Polisleri aramalıyız. Eski doktorunu bulmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نتصل بالشرطة يجب أن نجد طبيبه النفسي القديم |
| Neden bu kadar hızlı arayalım ki? | Open Subtitles | لماذا يجب أن نتصل بشكل سريع على أية حال؟ |
| Bir polis raporu olmalı. İstersen arayalım. | Open Subtitles | لا بد أن هناك تقريراً للشرطة، يمكننا أن نتصل بهم |
| Ben derim ki Simms ve Blackburn'u arayalım. | Open Subtitles | أظنه يجب أن نتصل بسيمز وبلاكبرن في مكتب التحقيقات الفدرالي |
| Bunun cevabı şu; bizim ertesi sabah doktorumuzu arayıp reçetemizi değiştireceğimizi umuyorlar. | TED | الجواب هو أنهم يتوقعوننا أن نتصل بأطبائنا في اليوم التالي ونطلب تغيير الوصفة. |
| Şimdi, Bay Durk'ü arayıp, bizimle orada buluşmasını rica edelim. | Open Subtitles | يجب أن نتصل بالسيد " ديرك " ليلتقي بنا هناك |
| Eğer yeniden görünürse, bence polis çağırmalıyız, tamam mı? | Open Subtitles | إذا ظهر ثانية, أعتقد أننا يجب أن نتصل بالشرطة, موافق? |
| - Polise haber vermemiz lazım. | Open Subtitles | حسناً .. اذا يجب أن نتصل بالشرطة فوراً قبل أن تحدث ثانية |
| O zaman bir arasak fena olmaz. Benim çantam. Bu da-- | Open Subtitles | الأفضل أن نتصل به إذاَ هذه حقيبتي هذا اتصال بي |
| Ross'u aramamız lazım. Belki bizi arabayla alabilir. | Open Subtitles | نحن يجب أن نتصل بروس هو ممكن ان يحصل على سيارة ليجدنا |
| General, belki de uzay uçuşu yeteneğine sahip müttefiklerimize haber vermeliyiz. | Open Subtitles | جنرال, ربما يجب أن نتصل بحلفائنا القادرين على الطيران في الفضاء |
| Öyleyse, teorik olarak, salt teori düzeyinde, bu zeki varlıklarla güçlü yerçekimi kuvvetleri yoluyla karşılıklı iletişim kurabiliriz. | Open Subtitles | ربما تكون قريبة جداً منَّا. لذا نظرياً,ونظرياً تماماً, ربما نكون قادرين على أن نتصل |