| Şu görüştüğüm kız vardı ya? | Open Subtitles | كنت أفكر في أن أسأل هذه الفتاة التي أواعدها |
| Şimdi çoğunuzun da farkettiği gibi, son zamanlarda görüştüğüm kadın o. | Open Subtitles | ومعظمكم أدرك الآن إنها المرأه التي كنت أواعدها مؤخراً |
| Nazik, şefkatli ve kesinlikle şu an çıktığım orospudan daha tecrübesiz. | Open Subtitles | و هي بالتأكيد أقبل خبرة من هذه العاهرة التي أواعدها الآن |
| 5 yaşından beri çıktığım kız. | Open Subtitles | إنها فتاة كنت أواعدها عندما كنت في الخامسة |
| Onunla çıkmıyorum bile. | Open Subtitles | أنا لا أضاجعها أنا حتي لا أواعدها |
| Oldu işte. Onunla hiç çıkmayacağım. | Open Subtitles | حسناً, لن أواعدها أبداً |
| Kendisi striptizci de. Onunla çıkıyorum. Bir striptizciyle çıkıyorum. | Open Subtitles | إنها متعرية ، وأنا أواعدها أنا أواعد متعرية "بارني" يفوز سأرافقك للخارج |
| Ve belki görüştüğüm çekici kızla tanışır. | Open Subtitles | وربما ليقابل الفتاة المثيره التي أواعدها |
| görüştüğüm şu kız benim eski karım. | Open Subtitles | هذه الامرأة التي أواعدها هي زوجتي السابقة |
| İspanya için görüştüğüm kraliçe aslında bir adamdı. | Open Subtitles | كان يجب أن أعرف إذا ما كانت تلك الملكة التي أواعدها من أجل أسبانيا في الواقع رجل. |
| görüştüğüm bir kız var. Benden ayrıldığını söyledi. | Open Subtitles | الفتاة التي كنتُ أواعدها قد قطَعت علاقتها بي |
| görüştüğüm kız 21 yaşında olduğunu söylemişti ama 16 yaşındaymış. | Open Subtitles | الفتاة التي كنت أواعدها قالت لي إن سنها 21 لكن تبين أنه 16 |
| Bir keresinde hatırlıyorum da görüştüğüm bir kız, vibratörünü getirmişti. | Open Subtitles | {\pos(190,215)}أتذكر تلك المرأة التي كنت أواعدها والتي أحضرت هزاز شخصي.. |
| Ofisimin eskiden çıktığım bir kıza benzemesini önlemeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول ألا أجعل مكتبي يبدو مثل الفتاة التي كنت أواعدها |
| Şuna bak, çıktığım kızdan gelmiş. | Open Subtitles | أنا اعرف انك ستجلبها لي. انها من الفتاة التي أواعدها. |
| İşte çıktığım iğrenç, leş gibi kokan hippi. | Open Subtitles | هذه المحبة للطبيعة المقرفة ذات الرائحة التي أواعدها |
| çıktığım kadının kızıyla gerçekten bu şekilde tanışmak istemezdim. | Open Subtitles | إنها ليست حقا الطريقة التي أردت أن أقابل فيها بنت المرأة التي أواعدها. |
| Lisedeyken çıktığım kızın en küçük kardeşiydi. | Open Subtitles | إنه الأخ الأصغر لفتاة كنت أواعدها في المدرسة الثانوية |
| İlk olarak, onunla çıkmıyorum. | Open Subtitles | أولاً، أنا لا أواعدها |
| Jim, ben onunla çıkmıyorum ! | Open Subtitles | (جيم), إنني لا أواعدها! |
| Evet, ama onunla çıkmayacağım. | Open Subtitles | -أجل، ولن أواعدها . |
| - Onunla çıkmayacağım. | Open Subtitles | لن أواعدها |
| Aslında o kızla çıkıyorum. | Open Subtitles | في الواقع, أنا أواعدها |