| O sözü vermeye hakkın yoktu. Beni öldürseler bile. | Open Subtitles | لم يكن لديك أي حق في قطع هذا الوعد على نفسك، حتى لو قتلوني. |
| Bunu yapmaya hakkın yoktu. Hayır vardı. O kase bana kalmıştı. | Open Subtitles | ليس لديك أي حق لتفعلي هذا بلى، لقد أعطي إلي |
| Bunu yapmaya hiç hakkın yoktu. | Open Subtitles | هل كان لديك أي حق في القيام بذلك. |
| Beni devamlı suçlamaya ne hakkın var? | Open Subtitles | أي حق لديك لتتهمين دائما؟ |
| Kendi yaptıklarını başkası yapıyormuş gibi aksettirmeye hiçbir hakkı yok. | Open Subtitles | لان هذه الفتاه ليس لديها أي حق في التحدث بهذه الطريقة |
| Bir adamı böyle bir tutkuyla doldurmaya hiç hakkınız yoktu. | Open Subtitles | لم تكن تملك أي حق لتملئ رجلًا مثله بالطموح. |
| Buraya gelip, olayı nasıl ele alacağımızı dikte etme hakkını nereden buluyorsun? | Open Subtitles | أي حق يجعلك تدخل إلى هنا وتملي علينا كيف نتعامل مع هذا؟ |
| - Üstünde çalışmadığı arazide ne hakkı olabilir ki? | Open Subtitles | أي حق له في أرض لم يعمل فيها مطلقاً ؟ |
| Size dokunmaya hiç hakkım yoktu. Tüm sorumluluğu alıyorum. Bunu söylediğine sevindim. | Open Subtitles | لم يكن لدي أي حق بملامستك وأقبل المسؤولية الكاملة |
| Çocuklarımın nerede ve nasıl yaşayacağını tartışmaya hakkın yok ve bunu kimse istemedi. | Open Subtitles | ليس لديك أي حق أو دعوة، لكي تناقشي أين أو كيف يعيش أولادي |
| - Bagajıma bakmaya hakkınız yok. - İzin verin size bunun nasıl yapıldığını anlatayım,tamam mı? | Open Subtitles | ـ ليس لديك أي حق في تفتيش سيارتي ـ دعني أخبرك كيف تسير الأمور ، إتفقنا؟ |
| Bu parada yasal hiçbir hakkın yok. | Open Subtitles | لا تملك أي حق قانوني لذلك المال |
| Aklından ne geçiyordu senin? Buna hakkın yoktu! | Open Subtitles | ليس لديك أي حق تلك السفينة كانت أملنا الوحيد |
| Bugün beni ameliyathaneden atmaya hakkın yoktu. | Open Subtitles | ليس لديك أي حق في طردي من غرفة العمليات تلك اليوم. |
| Bunu yapmaya hiç hakkın yoktu. | Open Subtitles | هل كان لديك أي حق في القيام بذلك. |
| Buna hiç hakkın yoktu. | Open Subtitles | لم يكن لديك أي حق. |
| Reddetmeye ne hakkın var? | Open Subtitles | أي حق لك في الرفض؟ |
| Lindsey Ruslar'la ülkeye iade anlaşması yaparsa Sydney'yi Moskova'ya gönderir ve orada Amerikalı olarak hiçbir hakkı olmaz. | Open Subtitles | كل ما يحتاجه ( ليندسي ) هو موافقة على التسليم مع الروس ، وسوف يجعلوها تذهب إلى " موسكو " حيث لن يكون لها أي حق كأمريكية |
| Zamanımı kiminle geçirdiğime karışmaya hiç hakkınız yok! | Open Subtitles | ليس لديك أي حق في اختيار مع من اتسكـع في وقتي الخاص |