| Yerel dedikodular başka yöne götürüyor. | Open Subtitles | دعْني أُخبرُك،الثرثرة المحليّة ميولها في إتّجاه مختلف. |
| Bu da her yöne 1000 millik hava gücü demektir. | Open Subtitles | لدى تلك القوّة بمساعدة تغطية السلاح جوّي ل1,000 ميل في كلّ إتّجاه. |
| Seni bir yöne baktırdım, çeyreklik diğer yöne gitti. | Open Subtitles | جعلتك تنظر في إتّجاه واحد، دخل الربع الآخرون. |
| Olay hareketle sınırlı değil, ayrıca tek bir yönde olmalı. | Open Subtitles | هي ليست فقط حركة؛ هو يجب أن يكون في إتّجاه واحد. |
| Ufukta, 2-3-7 yönünde görsel istiyorum. O yönde ne görüyorsunuz? | Open Subtitles | أحتاج رصدٌ مرئيّ صوب إتّجاه 237 أفقيًّا، ماذا في هذا الإتّجاه؟ |
| Yeni bir hareket rotası çizme vakti geldi. Yeni bir yön. Oyun değişiyor. | Open Subtitles | إنّه أوان التطرّق إلى أفقٍ جديد، إتّجاه جديد، ولُعبة جديدة. |
| Bu çılgınca biliyorum ama ışık yüzüme belli bir yönden geldiğinde çok yakışıklı oluyorum. | Open Subtitles | النظرة، أَعْرفُ بأنّك سَ إعتقدْ هذا مجنونُ، لكن... عندما الضوء يَضْربُني في a إتّجاه مُتَأَكِّد، أَنا... وسيم. |
| Ben daha çok One direction seviyorum. | Open Subtitles | أَنا أكثر مِنْ إتّجاه واحد يَدُورُ نفسي. |
| Bir grup organize edip onları her yöne göndereceğiz. | Open Subtitles | نحن يُمْكِنُ أَنْ نُنظّمَ مجموعة من الناسِ نرسلْهم بالخارج في كُلّ إتّجاه |
| O yeraltı mezarları, her yöne kilometrelerce devam ediyorlar. | Open Subtitles | أن تلك سراديب الموتى أنهم رَكضوا للأميالِ في كُلّ إتّجاه |
| Hangi yöne gittiklerini bile bilmiyoruz! Ne kadar hızlı gittiğimizin bir önemi yok. | Open Subtitles | إنّنا لسنا نعلم أيّ إتّجاه سلكوه بغضّ النظر عن سرعتنا. |
| Müziği başka bir yöne yönledirmek grubun geri kalanının bilmesini istemedi. | Open Subtitles | أخذ الموسيقى في إتّجاه جديد، لكنّه لمْ يكن يرغب لبقيّة الفريق أن يعرف. |
| Daha hangi yöne gittiğini bile bilmiyoruz ki. | Open Subtitles | يا هل نعرف حتى ما إتّجاه الذى ذاهبون اليه؟ |
| O yüzden saçmalar her yöne dağılıyor | Open Subtitles | لذا الرصاصة تَتشظى في كُلّ إتّجاه |
| Gitmek istediği yönde gitmedim de! Bu karılarla hep böyle oluyor zaten. | Open Subtitles | أرادت أن تذهب في إتّجاه، وأنا في إتّجاه آخر دائماً الأمر هكذا مع الفتيات |
| Ama EAG'yi bir mil içinde her yönde daha hassas iz sürmebilmesi için ölçüsünü pikograma ayarladım. | Open Subtitles | لكنّي عدّلت إي أي جي للقياس في picograms الذي يجعله حسّاس إلى ميل الآثار في أيّ إتّجاه. |
| Çok karışık orası... yön duygusu kalmadı. | Open Subtitles | الوضع فوضويّ هناك لا أثر لأي إتّجاه |
| - İstediğin belli bir yön var mı? | Open Subtitles | إقذف به - إلي إتّجاه مُحدّد ؟ |
| - Ters yön. | Open Subtitles | - إتّجاه خاطئ. |
| Çünkü, çünkü böylece, ruhları her yönden çağırabileceğiz. | Open Subtitles | حسنا، ذلك لذا , uh... الذيلكينحن دعوة الأرواح فوق كلّ إتّجاه. |
| Her yönden geldiler. | Open Subtitles | جاؤوا فيهم من كلّ إتّجاه. |
| One direction, isot, kar, leopar ve Coatzacoalcos. İmdat. | Open Subtitles | إتّجاه واحِد، فلفل حارّ فهد الثّلج "كواتزاكوالكوس" |