| İki ölü, iki kişi hastanede ve Koskov büyük olasılıkla Moskova'ya döndü, ölmediyse. | Open Subtitles | إثنان موتي ، إثنان في المستشفى، وكسكوف من المحتمل رجع الي موسكو، إنْ لمْ يكن ميت. |
| 64 yıldır cinayet işlenmemiş ancak son 48 saatte iki kişi öldürüldü. | Open Subtitles | 64سنة مُنذ أن حصلت عندهم جريمة. كَانَ لديهم إثنان في الساعات الـ48 الماضية. |
| Aslında benim ailemde iki tane var - ve özel etkinlikleri hep mahvediyorlar. | Open Subtitles | للحقيقة إثنان في عائلتي يفسدان المناسبات الخاصة |
| Takside iki tane , şöförde bir vardı. | Open Subtitles | هناك إثنان في سيارة الأجرى وواحدة في موقع الراكب |
| Tabii ki, Mega Mart bardağı, 17. caddedeki Istakoz Fıçısı için iki kişilik akşam yemeği kuponu. | Open Subtitles | بالطبع، قدح السوقِ الهائلِ، , uh، شهادة هديةِ للعشاءِ ل إثنان في برميلِ سرطانَ البحر على الشارعِ السابع عشْرِ. |
| Eğer bir çift Doldam caddesinde yürürse, ayrılırlar. | Open Subtitles | إذا مشى إثنان في شارع دولدام فسوف يفترقوا |
| Gözaltında iki kişi var. Hâlâ kanıt topluyoruz. | Open Subtitles | .لدينّا إثنان في الحجز .لازلنّا نجمع الأدلة |
| İki kişi de gözcülük yapıyor. Geceleri sayıları artabilir. | Open Subtitles | . إثنان في المحيط في الليل ، ربما تستحق الرهان |
| Bir gün için iki kişi, yargıç. | Open Subtitles | إثنان في يوم واحد حضرة القاضي. |
| Domuzların yanındaki kafeste iki kişi var. | Open Subtitles | هناك إثنان في القفص |
| Önde en az iki kişi var. | Open Subtitles | إثنان في المقدمة على الأقل |
| Sağda zaten iki kişi var! | Open Subtitles | هناك فقط إثنان في جهة اليمين |
| Doktor üç saat içinde bunlardan iki tane daha almanı söyledi, ama bence dozu yarıya indirmemin hiç bir sakıncası olmaz. | Open Subtitles | الطبيب قالَ خُذْ إثنان في كل ثلاث ساعات لكن أعتقد أنا قَدْ أقطع ألطبيب ألى نصفين |
| Dediğimi yapmazsanız iki tane göğsünüze bir tane kafanıza yersiniz. | Open Subtitles | أنت ستعمل بالضبط كما أقول لك أو ستحصل على إثنان في الصدر واحده في الرأس |
| Kamyonda iki tane silahlı adam var. | Open Subtitles | لدينا مطلقا نار إثنان في الشاحنة، أمستعدة؟ |
| Üç için iki ama iki için hiç olmamıştı. | Open Subtitles | رباه, لم أفشل من قبل عندما أغري إثنان في ليلة واحدة من قبل إثنان من ثلاثة, لكن لم أفشل من قبل عندما أغري إثنان في ليلة واحدة من قبل |
| Eğer bir çift ilk karda çıkarsa, mutlu olurlar. | Open Subtitles | إذا إلتقى إثنان في أول تساقط للثلج فسيصبحون سعداء |
| Ne zaman randevuda olan bir çift görsem mutlu olurum. | Open Subtitles | أكون سعيداً عندما أرى إثنان في موعد غرامي |