| Kadeh kaldırmaya hazır ol. Siyah kravat isteğe bağlı olsa da tercih edilir. | Open Subtitles | حضر نخب ، ورابطة العنق السوداء إختيارية ولكنها يفضل الحضور بها |
| Bilgininin en iyi, giyimin isteğe bağlı olduğu yere. | Open Subtitles | حيث المعرفة في الدرجة الأولى و الملابس إختيارية |
| Pekâlâ, millet seçmece yok. | Open Subtitles | حسنا, ياقوم, الجرعات ليست إختيارية |
| Ben seçmeli olarak okul gazetesine kaydoldum. | Open Subtitles | لقد إشتركت في صحيفة المدرسة كدرس إختيارية أو كهذا القبيل |
| Bu kişinin en ünlü yanı burnunu seçmeli cerrahiyle hiç bozmamış olması ve kalan hayatını çirkin, biçimsizleşmiş bir ucube olarak geçirmeyecek olmasıdır. | Open Subtitles | هذا الشخص مشهور بأنه لم يقم أبداً بتشويه أنفه من خلال عملية جراحية إختيارية كما أنه لم يعش بقية حياته في الظلال |
| (Kahkahalar) (Alkışlar) Tarih ve yerçekimi orada seçimlik mi? | TED | (ضحك) (تصفيق) هل كانت الجاذبية والتاريخ إختيارية هناك؟ |
| Cevaplarınız seçimlik değil. | Open Subtitles | إجابتك ليس إختيارية. |
| Annem bana davete icabet etmenin isteğe bağlı olduğunu öğretti. | Open Subtitles | أمي علمتني أنْ الدعوة إختيارية |
| İsteğe bağlı hiçbir harcama yapamam. | Open Subtitles | ليس لديّ أموال إختيارية |
| Öğleden sonraki derslerin de seçmeli olduğunu sanıyoruz. | Open Subtitles | ونعتقد أن صفوفنا وقت الظهيرة إختيارية ؟ |
| seçmeli dersti. | Open Subtitles | - إنها مادة إختيارية . |
| Cevaplarınız seçimlik değil. | Open Subtitles | إجابتك ليس إختيارية. |