| O'Bannon teknik ekibinden Isabel Cho geminin motorlarının saldırıya uğraması ve yok edilmesinin ardından kurtarma gemileri tarafından kurtarılmıştı. | Open Subtitles | إزابيل تشو، مسؤولة طبية سابقة عملت على متن سفينة الأوبانون، وتم إنقاذها بعد أن تم إيجادها في مكوك هروب |
| Ludendorff'un piskopat şefi, Doktor Isabel Maru'nun icat ettiği silahlar. | Open Subtitles | مُخترعة من قبل الدكتورة إزابيل مارو المسؤولة عن الأمراض النفسيّة. |
| Bana Eric'in lanet bir insan kiraladığını söylemen gerekirdi, Isabel. | Open Subtitles | كان عليكِ أن تخبريني ، أن إيرك إستأجر بشرية لعينة. إزابيل |
| lsabel o olaydan sonra değişti ama bunu yapmak zorudaydım. | Open Subtitles | لقد تغيرت إزابيل بعد ذلك، ولكن كان عليّ فعل ذلك |
| Ben Dr. lsabel Cho, USG O'Bannon'da baş medikal uzmanıyım. | Open Subtitles | أنا الدكتورة إزابيل تشو، المسؤولة الطبية في سفينة الفضاء يو أس جي أوبانون |
| Isobel, kendimi aptal gibi hissediyorum. | Open Subtitles | وجواربي البيضاء، التي تحبها إزابيل) أشعر بأني مغفل) |
| Adım, Isabelle George. CIA'in karşı casusluk biriminin yöneticisiyim. | Open Subtitles | أنا إزابيل جورج من شعبة مكافحة التجسس الصناعي في وكالة المخابرات المركزية. |
| Son zamanlarda Isabel'le kavgalarımızın çoğunun sebebi dönüşüm konusunu gündeme getirmem. | Open Subtitles | مؤخراً ، الشيء الذي أنا و إزابيل نتعارك من أجله كلما فتحت موضوع |
| Isabel için her şeyi yaparım. | Open Subtitles | حسناً ، أنا سأقوم بأي شيء لأجل إزابيل |
| Mesela Isabel'le hiç kavga ediyor musunuz? | Open Subtitles | مثل ، هل تعاركت مع إزابيل من قبل ؟ |
| Bu olay gerçeğin kendisini değiştirecek Isabel. | Open Subtitles | إن هذا سيشكل الحقيقة نفسها، يا إزابيل |
| Korkarım ki Isabel, bir daha ki ziyarete kadar hazır olmadan önce biraz zamana ihtiyacı olacak. | Open Subtitles | -أخشى أننا سنمنع الزيارة عن إزابيل لفترة من الوقت |
| Summit'ten Isabel. | Open Subtitles | إزابيل ، من الطبقة الحاكمة |
| Eduardo hep Isabel'i bir kardeşi olarak görmeyi çok istediğini söylerdi. | Open Subtitles | (إدواردو) قال دائمًا كم يتطلّع كثيرًا أن تكون (إزابيل) كأخته |
| lsabel, inanmayacaksın. Sandra, bu kadar yeterli. | Open Subtitles | لن تصدقي هذا يا إزابيل هذا كل شيء يا ساندرا |
| lsabel, çok şaşırtıcı. | Open Subtitles | هذا مدهش يا إزابيل القطعة الأثرية هي المفتاح |
| lsabel, diğerlerini uyarmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نحذر الآخرين يا إزابيل |
| Tek istedikleri sayılmaz. lsabel Cho'yu getirin. | Open Subtitles | ليس كل شيء أحضروا إزابيل تشو |
| - Bu Isobel, Isobel bu kardeşim. - Merhaba. - Merhaba. | Open Subtitles | هذه (إزابيل)، هذه أختي - (أهلاً (إزابيل - |
| Seni görmek güzel, Isabelle. | Open Subtitles | من الجيد رؤيتكِ إزابيل. |