| Meşgulken sizi Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | آسف على إزعاجكم بينما أنتُم مشغولونَ جدًا. |
| Eğlendiğiniz bir sırada Rahatsız ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | ...أعتذر عن إزعاجكم بينما كنتم تستمتعون بوقتكم |
| Bu işi kendim yapacağım. Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | سأهتم بالأمر بنفسي أنا آسفة على إزعاجكم |
| Ben Alex! Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama yardımınıza ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا (أليكس) وأنا أعتذر بشدة على إزعاجكم ولكني بحاجة ماسة لمساعدتكم. |
| Jonathan'a yemekte Sizi rahatsız etmek istemediğimi söyledim, ama ısrar etti. | Open Subtitles | لقد أخبرت جوناثان أنني لا أريد إزعاجكم على الغداء لكنه أصر |
| Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama kapı açıktı. | Open Subtitles | أعتذر عن إزعاجكم ولكن الباب كان مفتوحاً |
| Rahatsız ettiğim için afedersiniz. | Open Subtitles | أنا آسف, أنا آسف على إزعاجكم |
| Selam millet, Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | أهلا يا شباب أسف علي إزعاجكم |
| Sizi Rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. | Open Subtitles | أعتذر بشدّة على إزعاجكم أنا |
| Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın. | Open Subtitles | اعذروني على إزعاجكم. |
| Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | آسف على إزعاجكم |
| Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama Parker diye birini arıyordum. | Open Subtitles | آسف على إزعاجكم أبحث عن فتى يدعى (باركر) |
| "Özür dilerim sizi Rahatsız ettiğim için. | Open Subtitles | أنا آسف, آسف على إزعاجكم |
| Hey, çocuklar Rahatsız ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | أعتذر عن إزعاجكم يا رفاق |
| - Selam. Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | -مرحباً, عذراً على إزعاجكم |
| Sizi rahatsız etmek istemedim. | Open Subtitles | لم اكن أرغب في إزعاجكم |