| Birini gözünüze kestirdiğinizde Andy gibi, bol bol yedirir özel ilgi göstererek, tam bir yatırım yaparsınız. | Open Subtitles | عندما تريد تهيأت شخص ما أنا هيّأت ، أندي وعلّمته وأكرمته وعاملته معاملة خاصة لقد كان إستثماراً |
| Ben pek kumarbaz biri sayılmam ama bu alan kendini güvenli yatırım konusunda kanıtladı. | Open Subtitles | لست من هواة القمار لكن المضمار أثبت لي إستثماراً صلباً |
| Boston'daki bir ilaç firmasının, 8 rakamlı bir yatırım yapacağı hakkında. | Open Subtitles | في مدونة " فينشر كابيتال " بشأن شركة بيوجينات أساسها بوسطن " تتلقى إستثماراً برقم خيالي " |
| Geleceği için büyük bir yatırım yaptı. | Open Subtitles | لقد وضعت إستثماراً كبيراً في مستقبلها |
| - Benim için taksi ehliyeti, yatırımdı. | Open Subtitles | -بالنسبة لي، سيّارات الأجرة كانت إستثماراً |
| Adı Rick. Beni "uzun dönemli bir yatırım" olarak görmediğini söyledi. | Open Subtitles | (أن إسمة (ريك لقد قال لى أنه لا يرانى إستثماراً طويل الأمد |
| Kötü bir yatırım yaptım. | Open Subtitles | لقد تورطت في إستثماراً سيئاً |
| İyi bir yatırım olur. | Open Subtitles | ذلك إستثماراً جيد |
| Bu salon emniyetli bir yatırım olarak görünüyor. | Open Subtitles | . الصالون يُشكل إستثماراً جيد |
| yatırım değildi zaten. Borçtu. | Open Subtitles | هو ما كان إستثماراً . |
| İyi bir yatırım. | Open Subtitles | هو a يَآْلمُ إستثماراً. |
| Bu onun geleceğine bir yatırım. | Open Subtitles | -كانت إستثماراً لمستقبله |
| Yıldız oyuncu olsun olmasın Pittman, TK'ye bayağı yüklü bir yatırım yaptı. | Open Subtitles | سواءاً كان ملتقط جانبي نجم أم لا... فقد وظف (مارشال بيتمان), إستثماراً كبيراً في (تيرينس كينغ) |
| Sammy, bu bir yatırım dedi. | Open Subtitles | كما قال (سامي)، كان إستثماراً. |
| Ben yatırım yapmak istiyorum. | Open Subtitles | أودُ إستثماراً |
| O bir yatırımdı. | Open Subtitles | لقد كان إستثماراً |