| Firma değil o, bir tür yatırım bankası küçük ve oldukça özel. | Open Subtitles | ليست شركة، إنه مصرف إستثماري صغير وخاص جداً |
| yatırım yaptığım ajanı para kazanmadan önce öldürürsem mali açıdan batarım. | Open Subtitles | ستكون غير مسؤولية مني أن أُلغي عميلاً، قبل أن أسترّد إستثماري منه |
| Anladığım kadarıyla bir yatırım hesabı açmak istiyorsunuz... - Bay...? | Open Subtitles | إذن ، أفهم أنك تريد فتح حساب إستثماري ، سيد... |
| Şehir dışından müşterilerim var. Bu,iş açısından kötü oldu. - Bu yatırımım için kötü. | Open Subtitles | لدي عملاء من خارج البلدة هذا سيء على العمل وسيء على إستثماري |
| - Ben de çok teşekkür ediyorum ama şu anda yatırımımı korumam gerekiyor. | Open Subtitles | و أنا أُقدّر ذلك للغاية و لكن حالياً عليّ حماية إستثماري |
| Onlara, yatırım yaptığım evlerden... birinde kalmam gerektiğini söyledik. | Open Subtitles | اخبرناهم ان علي الإنتقال إلى احدى ممتلكات إستثماري |
| Senin için neden yatırım yapmam konusunda senin beni ikna etmen gerek. | Open Subtitles | عليك أن تقنعني حول سبب إستثماري لك. |
| yatırım mülküymüş. | Open Subtitles | هذا منزل إستثماري |
| Tolliver, Tolin Howard'ta çalışan bir yatırım bankeri. | Open Subtitles | توليفير) إستثماري مصرفي ) (يعمل لدي (تولين وهاورد |
| Yani Hae Ra için özür dilemeyeceksin ve yine de benden yatırım yapmamı mı istiyorsun? | Open Subtitles | (وماذا بعد ؟ لن تعتذر لـ (ها ني لكنك ما زلت تريد إستثماري |
| Değeri yarım milyar doları bulan yatırım şirketiniz var. Marla şehir dışında mı? | Open Subtitles | تدير صندوق إستثماري بقيمة نصف مليار دولار هل (مارلا) خارج المدينة؟ |
| Evinde yatırım danışmanlığı yapıyormuş. | Open Subtitles | يعمل مستشار إستثماري من منزله |
| Neden yatırım yaptığım sizi ilgilendirmez. | Open Subtitles | إستثماري ليس شأنك |
| Elias'ın potansiyel bir yatırım olarak gördüğü küçük bir ekip. | Open Subtitles | إنها شركة صغيرة (إلايس) كان يتعقبها كهدف إستثماري محتمل. |
| Büyük bir bankanın yatırım uzmanıydı ancak sonra fark etti ki, Ben ve Chon'un parasını aklayarak çok daha fazla para kazanabilirdi. | Open Subtitles | لقد كان يعمل كمضارب إستثماري بأحد البنوك الضخمة، ولكنه إكتشف بعدها أن بإمكانه جني أرباح أكثر... عن طريق غسل أموال (بين) و(شون). |
| Belgrad'a yatırım toplantısına gitti. | Open Subtitles | "إنه في إجتماع إستثماري بـ(بلغراد)" |
| - Metrodaki yatırımım. | Open Subtitles | إستثماري في محطة القطارات |
| yatırımım ! Lambert ! | Open Subtitles | إستثماري يا (لامبيرت) |
| yatırımımı korumak için buradayım, çok teşekkürler. | Open Subtitles | أناهنا لحماية إستثماري , شكرا جزيلا. |
| yatırımımı koruyorum, teşekkür ederim. | Open Subtitles | أنا هنا لحماية إستثماري , شكرا جزيلا. |
| yatırımımı koruyorum. | Open Subtitles | إنني أحمي إستثماري فحسب. |