| Para iadesi yapmıyoruz dedim işte! Şimdi ben polisi aramadan bin arabana bas git. | Open Subtitles | لقد قلت لا يوجد إسترداد للمال إخرج قبل أن أطلب الشـُرطة |
| Defolun gidin! Para iadesi istemiyoruz. | Open Subtitles | لا نريد إسترداد أية أموال، لدينا فقط بضعة أسئلة |
| Para iadesi istemiyorum, peri prensesi istiyorum, lütfen! | Open Subtitles | لا أريد إسترداد المال !"بل أريد تواجد "الأميرة الجنية |
| Benim işim heykeli geri almak, iyi davranmak değil. | Open Subtitles | عملي هو إسترداد المنحوتة، وليس اللعب بلطف. |
| Muhtemelen parasını geri almak kadar tatmin edici değildir, | Open Subtitles | ربما هذا غير مرضي مثل إسترداد هو أو هي المال، |
| Kayıp veya çalıntı hamiline tahvilleri geri almak neredeyse imkansızdır. | Open Subtitles | من الصعب جدًا إسترداد السندات لحاملها ما إذا كانت مفقوده أو مسروقَة. |
| Para iadesi yoktur. | Open Subtitles | لا إسترداد للأموال |
| - Şirketten bir çeşit para iadesi. | Open Subtitles | -نوع من إسترداد قيمة الرفقة . |
| İşinizi geri almak için mahkemede mücadele etmişsiniz. | Open Subtitles | وخسرت معركة قضائية من أجل إسترداد عملك |
| Ya bunların hepsini geri almak mümkünse? | Open Subtitles | .... ولكن ماذا إن إستطعت إستردادها إسترداد كل شيء ؟ |
| Burada olmamızın asıl sebebi adayı geri almak. | Open Subtitles | جميعنا هنا بهدف إسترداد الجزيرة |
| Beni arkadaşım Stephie kaydettirdi ve aslında onun parasını geri almak için bu röportaja geldim. | Open Subtitles | صديقتي (ستيفي) قامت بتسجيلي، وأنا هنا من أجل المقابلة ومحاولة إسترداد نقودها. |