| İzin verin, size kısmi ücretsiz oyunlardaki ödeme sisteminin ilmini açıklayayım. | Open Subtitles | إسمحوا لي أن أشرح العلم وراء الأجور الصغيرة من الألعاب المجانية. |
| İzin verin sevgili topluluk liderlerimizden aldığım itirazlara yanıt vereyim. | Open Subtitles | لذا إسمحوا لي أن أخاطب إعتراضات من زملائي زعماء الفئات |
| Bırakın sizin silahınız olayım ve bu savaşı bitireyim. | Open Subtitles | إسمحوا لي أن أكون سلاحكم وأنهي هاذه الحرب |
| O daha bir çocuk! Bırakın da konuşayım! | Open Subtitles | إنّهُ مجرّدُ طفل إسمحوا لي بالتحدّث معه |
| Şimdi izninizle, yapacak çok işim ve 3 toplantım, ve hayal kırıklığına uğratacak insanlarım var. | Open Subtitles | ساداتى إسمحوا لى بالإنصراف لدى بعض الأشجار أنقذها وبعض الصناعات لأخيب أمالها |
| İzninizle size tavsiyede bulunayım, canlarım, dağ havası ve kara maruz kaldıktan sonra yüzünüzü sıcaktan uzak tutunuz. | Open Subtitles | إسمحوا لي أن أنصحكم ، أعزائي أن تغطوا وجوهكم من النار الحارة بعدما تعرضتم لهواء و ثلج الجبل. |
| Afedersiniz. İzninizle. | Open Subtitles | . إسمحوا لى لحظة واحدة |
| Başbakan Valis'i takdim edebilir miyim? | Open Subtitles | إسمحوا لي بتقديم رئيس مجلس الوزراء فاليس |
| Heba demişken ekonomilerimizi tehdit eden ilginç bir paradoksa değinmeme izin verin. | TED | للحديث عن الضياع، إسمحوا لي أن أشير إلى المفارقة المثيرة للإهتمام هذا هو الذي يُهدد إقتصادنا حاليًا. |
| Konferansımızın son gününde ortaya çıkan iyi niyet havasından ne kadar etkilendiğimi söylememe izin verin. | Open Subtitles | في آخر أيام مؤتمرنا إسمحوا لي بذكر مدى تأثري بالروح الطيبه التي سادت |
| Size bu madalyayı ve 500 dolarlık çeki vermeme izin verin. | Open Subtitles | إسمحوا لي أن اأقدم هذه الميدالية والشيك بقيمة 500 دولار. |
| Tamam, Bırakın soruları ben cevaplayayım. | Open Subtitles | حسناً، إسمحوا لي أن أجاوب الأسئلة |
| Bırakın geçsin. | Open Subtitles | إسمحوا لهم بالمرور. |
| - Bırakın girsin. | Open Subtitles | إسمحوا له بالدخول |
| Ona birşey olmaz. - Eminim olmaz. - İzninizle. | Open Subtitles | ـ بالطبع هو يستطيع ـ إسمحوا لى بالذهاب |
| Ve sonuç olarak hiçbir kural olmadığını izninizle tekrarlamak isterim. | Open Subtitles | وهكذا في الختام ... إسمحوا لي أن أكرر ... أنه لا توجد قوانين |
| - İzninizle. - Nereye gidiyorsun Jack? | Open Subtitles | ــ إسمحوا لي ــ إلى أين تذهب , جاك ؟ |
| Geliyorum, geliyorum. Afedersiniz. | Open Subtitles | إسمحوا لى بالمرور شكرا لكم |
| Afedersiniz. Pardon beyler. | Open Subtitles | إسمحوا لي يا سادة |
| - Afedersiniz. | Open Subtitles | إسمحوا لي. |
| İzin verin size Bayan Bennet'i takdim edeyim. | Open Subtitles | (إسمحوا لي بتقديم السيدة (بينيت |