| Çok özlemiş seni. Bakıcılığa tekrar başlamaya hazırmış. | Open Subtitles | إشتاقت لكِ، وهي مستعدة لمجالستك مجدداً |
| özlemiş anlaşılan. | Open Subtitles | يبدو أنها إشتاقت إليه كثيراً |
| Annem de seni özlüyor. Dedem de. | Open Subtitles | وأمي أيضا إشتاقت لك و أيضا كذلك جدي |
| Dostum, o da seni özlüyor. | Open Subtitles | يا صاح لقد إشتاقت لك أيضاً. |
| Bir keresinde bana, sizi sevmeyi özlediğini söylemişti. | Open Subtitles | تعرف، أخبرتني مرّة في الحقيقة بأنّها إشتاقت للحبّ أنت، |
| Harika görünüyordu yeniden bekârlığa dönmüş, beni özlediğini söyledi. | Open Subtitles | و هي عازبة مجدداً و أخبرتني بإنها إشتاقت لي |
| Arzular özlenir | Open Subtitles | إشتاقت الرغبات |
| Mary de onu özlemişti ancak onu görmeye yetecek kadar para biriktirememişti. | Open Subtitles | إشتاقت إليه أيضاً ولكن ما عادت تدخّر لرؤيته |
| Beni özlemiş. | Open Subtitles | لقد إشتاقت ليّ. |
| Beni özlemiş. | Open Subtitles | لقد إشتاقت ليّ. |
| Alexis beni özlemiş. | Open Subtitles | (ألكسيس) إشتاقت إليّ. |
| Anna seni özlüyor. | Open Subtitles | (آنا) إشتاقت إليك |
| Anna seni özlüyor. | Open Subtitles | (آنا) إشتاقت إليك |
| Londra'da erkek arkadaşına rastladım. Spencer'ın beni özlediğini söyleyince eve dönmeye karar verdim. | Open Subtitles | لذا عندما قابلتُ خليلها بـ(لندن)، و قال بأنّها إشتاقت إليّ، قرّرتُ أن أعود |
| Annemin de özlediğini biliyorum. | Open Subtitles | وأعلم أن والدتي إشتاقت إليك أيضاً |
| Arzular özlenir | Open Subtitles | إشتاقت الرغبات |
| Beni özlemişti. Aramızı düzeltmeye gelmişti. | Open Subtitles | أتت إليّ، إشتاقت لي، أرادت لَمّ شتات العائلة. |