| Öyle bir kanıt varsa teslim olup polisten adını temizlemesini iste! | Open Subtitles | إن كان هناك دليلاً ، إطلب من الشرطه أن تعثر عليه |
| Bunu patolojideki Dr. Chen'e gönder ve olabildiğince çabuk tanımlamasını iste. | Open Subtitles | أرسل هذه إلى الطبيبة شين في قسم الأمراض و إطلب منها تحديد هوية هذا بسرعة قدر المستطاع |
| Ambulans çağır. Gidip bakın. -Peki efendim. | Open Subtitles | إطلب الإسعاف أيها العريف , إذهب وتفقد ما حدث |
| Yardım çağır ve sana nerede olduğunu söyleyeyim, anlaşmamız bu. | Open Subtitles | إطلب المساعدة، و سأخبرك أين هي، هذه هي الصفقة |
| Bağlantılarımızı ara. Gün sonuna kadar sorumluları öğrenmek istiyorum. | Open Subtitles | إطلب إتصالاتنا، أريد أن أعرف من المسؤول في نهاية اليوم |
| Hadi sor, yapabileceğim bir şeyse, kabul ederim. | Open Subtitles | إذن إطلب, وسوف أرى ما يمكن عمله |
| Tamam, asistanımı isteyin. Haber vereceğim kendisine. | Open Subtitles | جيد ، إطلب مساعدتي سأجهز الأمر معها |
| Bir nakliye mekiği çağırın. Hepsinin daha güvenli bir tesise aktarılmasını istiyorum. | Open Subtitles | إطلب إحضار سفينة نقل أريد نقلهم من هنا إلى منشأة أكثر أمنا |
| İmparatoru arayın. Elimde tutsaklar olduğunu söyleyin. | Open Subtitles | إطلب الإمبراطور أخبرْه ان عِنْدي السجناء |
| Onlardan birkaç Jumper ve saha mühendisi iste. Buradan çıkmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | إطلب بَعْض القوافز وبعض المهندسين المقاتلين يجب أن نخرج من هنا |
| Bay Kim'den parkelere yüzde on indirim iste. | Open Subtitles | إطلب من السيد لي كم عشرة بالمئة من قيمة بلاط الأرضية |
| Sadece Akbaba'dan benim için biraz daha zaman iste. | Open Subtitles | إطلب من العقاب أن يمهلنى المزيد من الوقت |
| Seni parçalayacaklarsa Viktor'u iste. Elleri çok yumuşaktır. | Open Subtitles | إذا كانوا سوف يميزونك، إطلب من فيكتور، فإنه لطيف بهذه النقطة. |
| Eğer 200 olursa buraya basıp yakıtı kes ve buraya basıp Lev'i çağır. | Open Subtitles | "إذن لو رأيت 200 إطلب "ليف وسترى رقم واحد هنا |
| Ambulans çağır! | Open Subtitles | هيا إطلب سيارة إسعاف |
| İkiniz benimle gelin. Jones, destek çağır. | Open Subtitles | ،أنتما الإثنان تعاليا معي (إطلب الدعم يا (جونز |
| - Ambulansa çağır, Thapa. - Tamamdır. | Open Subtitles | إطلب سيارةَ إسعافٍ يا "ثابا" - حالاًَ - |
| lütfen komiseri tekrar ara ve söyle. | Open Subtitles | رجاء إطلب المفوّض وإبدأ التحقيق ثانية |
| Bağırsak sesleri çok tiz geliyor. Tomografiyi ara. | Open Subtitles | أصوات معوية حادة إطلب صورة أشعة مقطعية. |
| Onlara ne zaman ve hangi uçakla geleceklerini sor. | Open Subtitles | إطلب منهن أن يغادروا على متن طائرة |
| Onlardan kıyı şeridini kapatmalarını isteyin. | Open Subtitles | إطلب منهم إغلاق الشريط الساحلي |
| Et arabası çağırın (can-kurtaran), sonra da Loomis'i bulun, ona burada olası bir ölümlü vakanın olduğunu söyleyin. | Open Subtitles | -لقد إعتدنا على ذلك إطلب الإسعــاف وأخبرهم بأننا لدينا حالة وفاة محتملة |
| İster geyik yap, ister kahve ısmarla umurumuzda değil. | Open Subtitles | تحدث برويّة وعلى مهل إطلب كوباً من القهوة وحتى إجعلها قهوةً متأخرة ولكننا لا نحفلُ بذلك |