| Yürüyüşün gerçekleştiği 11 Ekim günü, Ulusal Farkındalık Günü olarak ilan edildi ve tüm dünyada hâlâ kutlanmaktadır. | TED | يوم المسيرة الموافق ١١ أكتوبر تم إعلانه يوم الإعتراف بالمثلية الوطني، و لا يزال يحتفل به في جميع أنحاء العالم. |
| Ondan önceki dönemde kokain bağımlısı olmuş aşırı dozda kullandığı bir gün hastanenin acil bölümünde öldü ilan edilip hayata döndürüldüğünü anlatmıştı. | Open Subtitles | في الفترة قبلها كان مدمن كوكايين و أخبرّني انه بعد جرعة مفرطة تم إعلانه ميت في غرفة طوارئ، و تم إنعاشه |
| Neden hala olağanüstü hal ilan etmediğini anlamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أحاول تبين سبب لعدم إعلانه لحالة الطواريء حتى الآن |
| Düşman ilan edilirse kaybedecek bir şeyi kalmayacaktır... | Open Subtitles | منذ إعلانه للعدوانية ليس لديه ما يخسره |
| Bu sadece senin dönüşün üzerine yapılacak bir duyuru mu? | Open Subtitles | ألا يمكن إعلانه إلا مع رجوعك بمحض الصدفة؟ |
| O zaman ilk önce öldüğü ilan edilmeli- | Open Subtitles | -ولكن ابني يملكه قبل أي شئ آخر , الإجراء يُتخد ليتم إعلانه في عداد الموتى |
| - İflasını ilan ettikten sonra ne değişecek? - Hiçbir şey. | Open Subtitles | -حسناً، كيف يتغيّر ذلك بعد إعلانه إفلاسه؟ |
| Elli dolar karşılığında saat 10'da burada olmaları için internete ilan verilmiş. | Open Subtitles | "لقد قام أحدُهم بوضعٍ إعلان على قائِمة"كريغ بخمسين دولارً ليتمّ إعلانه في السّاعة العاشِرة |
| Devlet düsmani ilan edildi. | Open Subtitles | تمّ إعلانه كعدو للجمهورية |
| Ulusal kahraman olarak da ilan edildi. | Open Subtitles | وقد تم إعلانه بطلاً قومياً. |
| - Pek ilan edeceğim bir şey değil. | Open Subtitles | -هذا ليس أمراً أودّ إعلانه . |
| duyuru gününde başkan ve first ladynin fotoğrafını hatırlayabilirsin. | Open Subtitles | وكنت قد تذكر هذه الصورة من الرئيس والسيدة الأولى في يوم إعلانه. |
| Bir duyuru yapmalıyım çocuklar. | Open Subtitles | هناك تصريح عليّ إعلانه |