| Ailemle bir sırada durdum ve sonra bir kurtarma uçağının kargosuna sıkıştırıldık. | TED | وقفت مع عائلتي في صف، وتم إيداعنا في حاوية البضائع في طائرة إغاثة. |
| Bu artık bir araştırma gezisi değil, bir kurtarma harekatı ve hemen başlayacak. | Open Subtitles | ليست بعثة أبحاث بعد الآن لقد أصبحت بعثة إغاثة و ستغادر فى هذه اللحظة |
| rahatladım. | Open Subtitles | . تلك كانت إغاثة |
| O kadar rahatladım ki anlatamam. | Open Subtitles | بأمانه إنه إغاثة |
| Yeniden, uluslararası STK'lar BM çatısı altında birleşerek büyük bir yardım kampanyası düzenlediler ve binlerce hayat kurtuldu. | TED | مرة أخرى، منظمات الإغاثة الدولية، متحدة تحت غطاء الأمم المتحدة، قامت بعمليات إغاثة ضخمة وتم حفظ آلالاف الأرواح. |
| Bu odada yangın çıkışı yok. | Open Subtitles | -هل ثمة منفذ إغاثة ! |
| Birleşmiş Muhtaçlara Yardım Derneği için. | Open Subtitles | صندوق إغاثة الناس |
| Her gün hayatın trajedisinden kurtulup anlık rahatlama yöntemi. Bana pek de günah gibi gelmedi dostum. | Open Subtitles | لحظة إغاثة من مأساة الحياة اليومية لا يبدو هذا ذنباً بالنسبة لي |
| Aslında, senin düğününden kovulmak beni rahatlattı. | Open Subtitles | في الحقيقة، هو إغاثة الّتي سَتَكُونُ مَطْرُودَ مِنْ زفافكَ. |
| Sana, programlanılandan erken bir kurtarma Ekibi ayarladık. | Open Subtitles | ما تمكنّا من فعله هو إرسال فريق إغاثة قبل الميعاد المحدد |
| Freedman kurtarma Birliğinde ona yardım ediyorum. | Open Subtitles | جمعية إغاثة المعتوقين |
| Honorius'un kurtarma birligi Roma'ya asla ulaşmadı. | Open Subtitles | قوة إغاثة (هونوريوس) لم تصل لـ(روما) قط. |
| Bunu duyunca rahatladım. | Open Subtitles | بالتأكيد a إغاثة لسَمْع تلك. |
| rahatladım. | Open Subtitles | حسناً , تلك كانت إغاثة . |
| - Biraz rahatladım. | Open Subtitles | حَسناً، تلك a إغاثة. |
| bir yardım çalışanı bunun tarihteki en büyük mülteci akını olduğunu ifade ediyor. | Open Subtitles | موظّف إغاثة واحد وَصفَه كنزوح اللاجئين الجماعي الأكبرِ في التاريخ الحديث |
| Grozni'de salı günü bir kamyonun bombalanması sonucunda Amerikalı bir yardım görevlisi dahil dört masum sivil yaralandı. | Open Subtitles | أربعة أبرياء من ضمنهم عاملة إغاثة أمريكية أصيبوا في إنفجار عبوة ناسفة على سيارة |
| Bu odada yangın çıkışı yok. | Open Subtitles | -هل ثمة منفذ إغاثة ! |
| Devam ediyoruz. Birleşmiş Muhtaçlara Yardım Derneği. | Open Subtitles | ننتقل إلى صندوق إغاثة الناس |
| Birleşmiş Muhtaçlara Yardım demek istiyorsunuz. | Open Subtitles | تعنين إغاثة الناس المحتاجين |
| Bu durum hem kalıcı rahatlama hem de sınırı aşmak oluyor. | Open Subtitles | إنّها إغاثة مباركة وانتهاك صريح. |
| Şey, bu içimi rahatlattı. | Open Subtitles | حَسناً، تلك إغاثة. |