| Bütün yollar, caddeler ve yangın çıkışları kapatıldı. | Open Subtitles | كل مخرج محتمل تم إغلاقه كل طريق سريع, كل شارع, كل محطة إطفاء حريق |
| Kapı iletişim subayı tarafından kapatıldı. | Open Subtitles | الباب تم إغلاقه من ضابط أعلى رتبة ضابط الاتصالات |
| Orası kapandı, gazete de eleman aramıyor. | Open Subtitles | المعمل تم إغلاقه والجريدة ليست لديها أي وظائف |
| Seattle'ın varoşlarında, 2 senedir kapalı bir hastahane. | Open Subtitles | . إنها مستشفى في ضواحي سياتل تم إغلاقه منذ عامين |
| kapatmak zorunda değildin. | Open Subtitles | أنتِ لا تحتاجين إلى إغلاقه طابت ليلتكم أيتها العائلة |
| Sanki merkezden kapatılmış gibi. | Open Subtitles | يبدو وكأنه تم إغلاقه بواسطة مركز الهواتف |
| Kapı, Muhabere Subayı emriyle kapatıldı. | Open Subtitles | الباب تم إغلاقه من ضابط أعلى رتبة ضابط الاتصالات |
| Çin hava sahası kapatıldı ve güvenceye alındı. | Open Subtitles | المجال الجوي للصين تم إغلاقه تماماً بنصف قطر ميل |
| Bu sözü edilen hesap bir süre önce kapatıldı ama işlemler hala orada. | Open Subtitles | الآن ، هذا الحساب الخاص تم إغلاقه منذ وقت مضى لكن التحويلات لازالت مسجلةً هناك |
| Siz daha da kötü haberlerim var Bay Navorski Cats kapandı. | Open Subtitles | لدى المزيد من الأخبار السيئة عرض القطط تم إغلاقه |
| Siz daha da kötü haberlerim var Bay Navorski Cats kapandı. | Open Subtitles | لدى المزيد من الأخبار السيئة عرض القطط تم إغلاقه |
| - Ona göstereceğim. - Üzgünüm Bayan Erlynne ama hesabınız kapandı. | Open Subtitles | ، "آسف يا سيدة "إيرلين ولكن هذا الحساب قد تم إغلاقه |
| Bir dizi şeylerin kokusunu alabilirsiniz, fakat binlerce yıl kapalı kalmış bir mağarayla ilgili spesifik hiçbir şey alamazsınız. | Open Subtitles | يمكنك أن تشم مجموعة من الأشياء لكن لاشيء محدد يتعلق بالكهف الذي تم إغلاقه لآلاف السنين |
| - Telefonu da kapalı. | Open Subtitles | لم تستخدم بطاقته الائتمانية وهاتفه تم إغلاقه |
| - Bir kez kapandı dediler mi kapalı kalır. | Open Subtitles | لقد قالوا ، بمجرد ما أن يتم إغلاقه ، فسيظل مُغلقاً |
| Aslında şurada bir kapı var, belki kapatmak isteyebilirsin. | Open Subtitles | في الحقيقة يوجد باب هناك ربما تودين إغلاقه |
| Aslında şurada bir kapı var, belki kapatmak isteyebilirsin. | Open Subtitles | في الحقيقة يوجد باب هناك ربما تودين إغلاقه |
| Uzun bir gece çalışması ardından, tam laboratuvarı kapatmak üzereyken aniden bir deprem olur ve elektrik kesilir. | TED | وبعد العمل ولوقت متأخر من الليل، ضرب زلزال مفاجئ المختبر بينما كنتم على وشك إغلاقه استعداداً للرحيل وأدى إلى انقطاع الكهرباء. |
| Hudson'da 155. caddedeki 1906'da kapatılmış. | Open Subtitles | هودسون والـ 155 تم إغلاقه فى 1906 |
| Son kömür madeni 8 yıl önce kapanmış. Hayalet kasabası. | Open Subtitles | آخر منجم فحم تمّ إغلاقه منذ ثمان سنوات هذا المكان مدينة أشباح |
| Dün gece kapatmayı unutmuşum. | Open Subtitles | . نسيت إغلاقه بالأمس |
| Kapı kapandıktan sonra benimkiler bile giremez. | Open Subtitles | لا يستطيع أحد عبور هذا الباب بعد إغلاقه. |
| Bilgisayarım, kartın, esas sahibi tarafından kapatıldığını söylüyor. | Open Subtitles | أن الحساب تم إغلاقه من قبل المودع الرئيسى |
| Bu alandaki tüm hava sahası kapatılacaktır. | Open Subtitles | المجال الجوي لهذه المنطقة سيتمُّ إغلاقه. |