| Sen Kahvaltını yapabilirsin. | Open Subtitles | لا أودّ الانتظار بإمكانك الحصول على إفطارك |
| Harika. Sonra da dengeli Kahvaltını edip anneni arayabilirsin. | Open Subtitles | ثم تتناول إفطارك المتوازن المثالي، ثم تهاتف والدتك |
| Dawn, haydi! Kahvaltını et. Xander her an gelebilir. | Open Subtitles | داون , هيّا , عليكِ أن تأكلي إفطارك اكساندر سيكون هنا في أي لحظة |
| - kahvaltın beklenmedik bir şeye mi döndü? | Open Subtitles | هل أخذت وجبة إفطارك منحنى غير متوقع؟ |
| Aileniz yokken, Kahvaltı yapabildiniz mi? | Open Subtitles | أعتقد أنك لم تتناول إفطارك طالما العائلة بعيدة |
| Ama her nasılsa uygulamalar, Kahvaltınızı eski haline döndürmekten öteye geçti. | TED | لكن التطبيقات اكثر بكثير من إعادة إفطارك بعد طهيه |
| Yarın, erken kalkacağız ve en sevdiğin kahvaltıyı yapacağız. | Open Subtitles | غدا ً سنستيقظ مبكرا وسنتناول إفطارك المفضل |
| Yemek işleri bana kalmamışsa o zaman kendi Kahvaltını kendin hazırla. | Open Subtitles | إن كان الطعام ليس إختصاري إذا ًحضر إفطارك الخاص |
| Tost makinenin Kahvaltını hazırlaması şeklinde bir kibarlık. | Open Subtitles | لطيفٌ لو اعتبرتِ محمصةَ الخبز لطيفةً لأنّها تحضّر إفطارك |
| Belki kendi Kahvaltını hazırlayıp benimkini aşırmamalısın. | Open Subtitles | ،ربما يجب أن تُحضر إفطارك .لا أن تسرقه مني |
| Kahvaltını bitirdikten sonra odana git ve yatağını yapıp, elbiselerini topla. | Open Subtitles | عندما تنتهي من إفطارك. إذهب ورتِـب سريرك وإلتقط ملابسك. |
| Kahvaltını neden bitirmiyorsun? Birazdan sana verici yerleştireceğiz. | Open Subtitles | ، لمَ لاتنهِ إفطارك وسنجهزك بأجهزة التنصت ؟ |
| Sonra da merdivenlerden aşağıya indin, Kahvaltını yaptın ve buraya geldin. | Open Subtitles | وبعدها ذهبت للأسفل، وتناولت إفطارك ثم أتيت إلى هنا |
| Kahvaltını çabuk bitir. Bugün haftalık görevlerimizi paylaştıracaklar. | Open Subtitles | أنهِ إفطارك بسرعة، سوف يقومون بتوزيعنا على عمل الأسبوع هذا اليوم |
| İşte kahvaltın. Benim yapacak işlerim var. | Open Subtitles | ها هو إفطارك,لقد جهزته لك |
| İşte kahvaltın, tatlım. | Open Subtitles | ها هو إفطارك يا عزيزتي. |
| Pazar günü kahvaltın. Lumberjack spesiyali. | Open Subtitles | إفطارك المميز في يوم الأحد "لمبرجاك" |
| Oğlum, neden aşağı inip bizimle birlikte Kahvaltı etmiyorsun? | Open Subtitles | لم لا تنزل من هناك الآن وتتناول طعام إفطارك |
| Oğlum, neden aşağı inip bizimle birlikte Kahvaltı etmiyorsun? | Open Subtitles | لم لا تنزل من هناك الآن وتتناول طعام إفطارك |
| Pekâlâ. Hâlâ nefes darlığı çektiğin için endişeleniyorsan, kendine ayrı bir Kahvaltı hazırla. | Open Subtitles | حسناً، لكن إن كنت قلقة بشأن انقطاع النفس أنصحك بإعداد إفطارك بنفسك |
| - Krepimin üstünde halkalar var. - Kahvaltınızı yapın, lütfen. | Open Subtitles | هناك دوائر على فطيرتي تناولي إفطارك,لو سمحت |
| En sevdiğin kahvaltıyı hazırladım. Buğday ekmeğinden tost. | Open Subtitles | لقد أعددت لك إفطارك المُفضل ساندوتش بالخبز المحمص |
| Kahvaltıda yediğin gevrekleri görüyorum. | Open Subtitles | أستطيع أن أرى أنه كان هناك حنطة في إفطارك |
| Sonra da pek beğendiğiniz Kahvaltınız. Şekerli sarma. Bayılır onlara. | Open Subtitles | وبعدها لدينا إفطارك المفضل الخبز الحلو، إنه يحبها. |