| Herneyse toplantıda yeni bir yemek planı önerdim -Adı "kare" sistemi. | Open Subtitles | على كل حال في الإجتماع إقترحت نظام جديد لمراقبة الغداء إنه نظام مربعات |
| Ben de bu yüzden Spagetti İstasyonu'nda görüşmeyi önerdim. | Open Subtitles | لذا إقترحت أن نتقابل كلنا في المطعم الإيطالي |
| Albay, motorsikletliyi kapıda gördüğümüzde dolabın anahtarını cebimden alıp, gruplara ayrılmamızı teklif ettiniz. | Open Subtitles | أيها العقيد ، عندما رأينا السائق عند الباب أخذتمنيمفتاحالدولاب، و إقترحت أن نفترق |
| Evet, otel müdürü sonunda sizinle konuşmamızı önerdi. | Open Subtitles | أجل, و إقترحت مديرة الفندق في نهاية الأمر أن نتحدث إليك |
| Piskoposmuş gibi davrandığı için asılmasını önerdin. | Open Subtitles | لقد إقترحت أن نشنقه لإنتحاله شخصية المطران |
| En iyi makaleleri tavsiye etmeniz durumunda puan kazandığınız bir lider listeleri var. | TED | لديهم قائد للمجلس، إذا كنت قد إقترحت أفضل قصة ستحصل على نقاط |
| İtiraf etmeliyim ki, Lordlar kamarasındaki koltuğundan vazgeçmeyi önerdiğin zaman akıl sağlığını sorgulamaya başladık. | Open Subtitles | أنا أعترف أنه عندما إقترحت فى الأول أن تهجر كرسيك فى منزل الأمراء أنا بدأت أشك فى قواك العقلية لكن .. |
| Şimdi, öyle görünüyor ki Pazartesi günkü durum ile aynı durumdayız o gün herkes saf duygularını açığa çıkarsın diye bir araya toplanmamızı nazik bir şekilde önermiştim, ama hayır. | Open Subtitles | الآن، يبدو بأننا كنا في موقع مماثل يوم الإثنين عندما إقترحت بشكل مدروس نحصل على كل شخص سوية لنقي السيل العاطفي، لكن لا. |
| Onu önerdim ama sizi ya da Lord Hazretlerini rahatsız etmek istemiyor sadece temsilciyi görecekmiş. | Open Subtitles | إقترحت ذلك ولكنه قال إنه لا يريد إزعاجكِ أو أن يزعج سيادته، الوكيل فقط |
| Onunla çalışmanı önerdim, yatmanı değil. | Open Subtitles | لقد إقترحت عليكٍ العمل معه ، ليس النوم بجانبه |
| Fakat tıpkı ona da söylediğim gibi konu hakkında çok fazla şey bilmiyorum o yüzden ona buraya gelmemizi önerdim. | Open Subtitles | لكن بما اني لا أعرف الكثير عنها مثلما قلت له، إقترحت أن نأتي هنا |
| Beni halk yararına çalışmam için yollamalarını önerdim, ama... | Open Subtitles | و إقترحت عليهم أن ينقلونني ... إلى الخدمة الإجتماعيه، لكن |
| "Birisini öldürmek yerine, ruhunu öldürmeyi" önerdim. | Open Subtitles | إقترحت لقتل شخص ما، أولاً حطّم روحه. |
| Böylece bu hikayeyi teklif ettiğimde, bu filmi yapmak için gerekli tüm desteği aldım. | TED | لذا حالما إقترحت القصة, حصلت فعلا على كل الدعم لصناعة هذا الفلم. |
| Belki de ilk teklif ettiğin zaman yüzük almalıydın. | Open Subtitles | ربّما يتحتّم أن يكون بحوزتك خاتم للوهلة الأولى التّي إقترحت فيها الزّواج |
| Peki sana yöneticiliği bu dönem için teklif etsem? | Open Subtitles | ماذا إن إقترحت أن بإمكانكِ الخدمة في القيادة هذه الفترة؟ |
| Demek beni ziyaret etmeni önerdi? | Open Subtitles | أجل فقد إقترحت أن تقوم بزيارتي. |
| Blair de bana alırken bunu önerdi. | Open Subtitles | النوع المفضّل لدي هذا ما قالته (بلير) حينما إقترحت عليّ إحضاره |
| O zaman neden teşvikçiye kürekçilerin taraf değiştirmesini önerdin? | Open Subtitles | اذن لماذا إقترحت علي "أورتيتور" أن يبدل المجاديف من جانب لآخر |
| O zaman neden komutana kürekçilerin yerini değiştirmeyi önerdin? | Open Subtitles | اذن لماذا إقترحت علي "أورتيتور" أن يبدل المجاديف من جانب لآخر |
| tavsiye ettiğiniz gibi, İran'dan Avrupa'ya petrol hattı döşeyeceğim. | Open Subtitles | سوف أقيم خطوط أنابيب من إيران لأاوروبا كما إقترحت |
| Eşim, tavsiye ettiğiniz prosedürü uygulamaya karar verdi. | Open Subtitles | حسناً، وافق زوجي على الإجراء الذي إقترحت أوه، لأجل تخفيف الشخير؟ |
| Tanrı'nın benimle konuştuğunu duysam beni önerdiğin gibi akıl hastanesine götürmene olur derdim. | Open Subtitles | إذا سمعت الرب يتحدث إلي سأكون جاهزاً لكي تأخذني إلى المصحة النفسيه كما إقترحت من قبل |
| Neyse. Uyum toplantısında, yemek nezaretinde yeni bir sistem önermiştim. | Open Subtitles | على أية حال, في محاضرة التوجيه, إقترحت نظام جديد للإشراف على تناول الغداء. |
| Yalnızca kendi arzumla zihnim harekete ayarlı. | Open Subtitles | إنه وحيد ولقد إقترحت إقتراحا |