"إلى الشمال" - Traduction Arabe en Turc

    • Kuzeye
        
    • Kuzey'e
        
    • kuzeyde
        
    • kuzeyinde
        
    • Kuzeydeki
        
    • kuzeyindeki
        
    Kuzey kutbu güneye gider ya da tam tersi güney kutbu Kuzeye gider. TED القطب المغناطيسي الشمالي ينقلب إلى الجنوب ، والقطب المغناطيسي الجنوبي إلى الشمال وبالعكس.
    Ve sonra Kuzeye doğru, kule tarafından buraya, buraya ve buraya gitmiş Open Subtitles ومِن ثمّ ذهبت إلى الشمال مِن خلال البُرج الذي هنا، هنا، وهنا.
    O zaman güneyden çok uzaktasın ve rotayı daha fazla Kuzeye çevirmelisin. Open Subtitles فأنت بعيد جداً بأقصي الجنوب و يجب أن تتوجه أكثر إلى الشمال.
    Köle sahipleri Güney'den Kuzey'e mallarının iadesini istemek için gelecekler. Open Subtitles مُلاّك العبيد الذين من الجنوب سياتون إلى الشمال لإستعادة ممتلكاتهم
    Hükümdar beni kuzeyde uzak bir ülkeye büyükelçi olarak atadı. Open Subtitles الذي جعلني سفيراً إلى بلاد توسوك فلاد بلاد بعيدة إلى الشمال
    Ama uydu verileri buranın 160 kilometre kadar kuzeyinde bir uzaylı aktivitesi gösteriyor. Open Subtitles لكن كلّ بيانات القمر الصناعي تشوّف نشاطا هنا حوالي 100 ميل إلى الشمال.
    SWAT timi ben ajan Santiago, Kuzeydeki yerinizi alın... Open Subtitles هذا الذي أريده أرسل القناصين إلى فريق القناصين هنا العميل سانتياغو تموضعوا إلى الشمال
    Bütün fakir insanları Kuzeye itmeye çalışıyolardı böylece seçmen olmalarını engellemiş olacaklardı. TED ولكنهم أرادوا دفع الفقراء إلى الشمال وإبعادهم عن احتمال انتخابهم.
    Kuzeye, Batı Avrupa'ya doğru da hareket ettiler. TED ولكنهم انتقلوا أيضًا إلى الشمال باتجاه أوروبا الغربية.
    1913'te Kuzeye büyük bir ekipmanla gittim. Open Subtitles في 1913 ذهبتُ إلى الشمال متزوّدًا بتجهيزات كثيرة.
    Kuzeye gidersek kilometrelerce yol kazanmış oluruz. Open Subtitles بإمكاننا أن نختصر الكثير من الأميال إذا توجهاً مباشرتاً إلى الشمال
    Haber yayılmadan ben hepsini Kuzeye götürürüm. Open Subtitles سأوصل القطيع إلى الشمال قبل أنتشار الخبر
    Büyük depremlerin olduğu, yeryüzünün deniz gibi dalgalandığı dönemde insanlar kayıklara binip denizleri aşarak Kuzeye gitmişler. Open Subtitles عن زمن الزلازل العظمى حين كانت الأرض تهتز كالبحر والرجال أخذوا المراكب وعبروا البحار إلى الشمال
    Eyalet parkı, Astroturf'e dönüştürüldüğünde, hepsi Kuzeye göç etti. Open Subtitles جميعها هاجرت إلى الشمال عندما تحوّلت الحديقة شركة عشب صناعية.
    Hala Kuzeye ilerlemek şart. Open Subtitles لكنى لا زلت أظن أنه ضرورى أن نتحرك إلى الشمال.
    Birkaç günlüğüne Kuzey'e gideceğim. Open Subtitles لن أكون متواجدا سوف أسافر إلى الشمال لبضعة أيام
    O çocuk hırsızları, çocuklarımızı alıp Kuzey'e götürüyorlar. Open Subtitles خاطفوا الأطفال. انهم يأخذون اطفالنا إلى الشمال.
    Lütfen hemen Kuzey'e dönün ve darbeyi engellemek için elinizden geleni yapın. Open Subtitles رجاءً عد إلى الشمال حالاً و أبذل أقصى جهودك لإيقاف الإنقلاب
    Hükümdar beni kuzeyde uzak bir ülkeye büyükelçi olarak atadı. Open Subtitles الذي جعلني سفيراً إلى بلاد توسوك فلاد بلاد بعيدة إلى الشمال
    Tüm hava birliklerim 18:00'e kadar kuzeyde görevde. Open Subtitles كل قواتي متجهة إلى الشمال في الساعة1800 لذلك إذا تمكنتم من قتل هؤلاء الضباط
    Hemen olduğumuz yerin kuzeyinde, bunun olsa nasıl olabileceğinin bir örneği var: Silikon Vadisi. TED إلى الشمال مباشرةً من هنا، لدينا مثال قد يؤكد ذلك: وادي سيليكون.
    Kazlar havada kalıp süratlerini koruyarak daha Kuzeydeki verimli topraklara ulaşmak için sıkı kanat çırpmak zorundalar. Open Subtitles يجب على الأوز ان ترفرف بقوة وبشكل سريع لتبقى عاليا وتندفع الى الأمام نحو الأراضي الخصبة التي تقع إلى الشمال.
    Burası benim şehrimin 3 km kuzeyindeki mimari zırvalığın asteroid kuşağı olmakta. TED تعلمون ، هذا يحدث ليكون حزام الكويكبات من القمامة المعمارية على بعد ميلين إلى الشمال من بلدتي

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus