| Şehir merkezinde bir fabrikaya gittiler, merdivenlerde durup boşluğa doğru baktılar. | Open Subtitles | ذهبا إلى مصنع بوسط المدينة، وقفا على السلّم ونظرا إلى المكان |
| Kamyon onu fabrikaya götürür. Bu fabrikada plastikler sıkıştırılıp düz hale daha sonra blok hale getirilir. | TED | شاحنة تأتي بها إلى مصنع ما حيث تُعصر هي ورفقائها حتى تكون مسطحة وتُضغط في قالب |
| Bizim durumumuzda, Tokyo'nun dağlarına gitmemiz gerek; nesiller boyunca giysi üreten küçük bir fabrikaya. | TED | في حالتنا اضطررنا للذهاب إلى جبال طوكيو إلى مصنع صغير كان يصنع ملابس الكيمونو لأجيال. |
| O at ahırı terk edip, tutkal fabrikasına gitti ve sanat projelerinde kullanılmıştı. | Open Subtitles | ذلك الحصان ترك الاصطبل، ذهب إلى مصنع الغراء وتمّ استخدامه لصنع مشاريع فنّية. |
| Scotty, Laird, ve Ned, basım fabrikasını, tuvalet... fabrikasına dönüştürdü. | Open Subtitles | سكوتي وليرد ونيد، حولوا شركة الطباعة إلى مصنع دورات المياة |
| Onu, 5. yol ve Hayworth yolu üzerindeki terkedilmiş bir fabrikaya kadar takip ettim. | Open Subtitles | لقد تعقبته إلى مصنع مهجور في تقاطع الشارع الخامس و شارع هايورث |
| Onu, 5. yol ve Hayworth yolu üzerindeki terkedilmiş bir fabrikaya kadar takip ettim. | Open Subtitles | لقد تعقبتها إلى مصنع مهجور في تقاطع الشارع الخامس و سارع هايورث |
| Ya bana paramı verirsin ya da torununu Çin'deki bir fabrikaya satarım. | Open Subtitles | إما أن تعطيني أموالي أو أني سأبيع حفيدك إلى مصنع رز في الصين |
| Ne kadar para kazandıkları, Nasıl bir eşle evlenmek istedikleri bulundukları fabrikada çalışmaya devam edecekler mi yoksa başka bir fabrikaya geçiş yapacaklar mı ? gibi konular sürekli konuşuldu. | TED | بعض المواضيع تكررت مرارا: كم من المال كسبوا، أي نوع من الأزواج يأملون في الزواج، ما إذا كان ينبغي الانتقال إلى مصنع آخر أو البقاء حيث هم. |
| Houston'daki bir fabrikaya kadar izlerini takip edebildim. | Open Subtitles | وكنتُ قادرة على تتبع هذه بالعودة إلى مصنع في "هيوستن" |
| Bulunduğu noktadan bir çizgi çizdim ve bu beni minibüsün son görüldüğü yerden birkaç blok ötedeki boş bir fabrikaya yönlendirdi. | Open Subtitles | لقد رسمت خيط من المكتب هنا و قد وصل إلى مصنع فارغ على بعد بعض المباني من مكان الشاحنة التى قمت برصدها معك! |
| Sonra bir kamyon gelip onları Rose Hill'deki fabrikaya götürüyor. | Open Subtitles | فتأتي شاحنة وتعبئها، وتأخذها إلى مصنع المعالجة في "روسفيل"، |
| Yaşamasını istiyorsan kızı Manenberg'deki terk edilmiş fabrikaya getireceksin. | Open Subtitles | تريده أن يعيش، تجلب البنت إلى مصنع المنسوجات المتروك... ... فيManenberg. |
| Aslına bakılırsa bakteri, bir faj fabrikasına dönüşür. | TED | البكتيريا، في الواقع، تتحول إلى مصنع للعاثيات. |
| Kingston'ın dışındaki Port Royal Yolundan çıkın, sonra çimento fabrikasına kadar Wentworth yolunu takip edin. | Open Subtitles | ثم على طول طريق وينتورث حتى تصل إلى مصنع الأسمنت |
| Çikolata fabrikasına yapacağımız okul gezisinin zamanı. | Open Subtitles | هذا صحيح، حان وقت ،رحلتنا الميدانية إلى مصنع الشوكولاتة |