| Sadece karımı öldürüp, çocuğumu alan soysuzu yakalamak istiyorum. | Open Subtitles | انا فقط بِحاجه إلى إمساك .الأحمق الذى قَتَلَ زوجتى وخطفَ إبنى |
| - Ben alet çantasını getiresiye tutabilir misin tek başına? | Open Subtitles | أتعتقد أنّ بإمكانك إمساك هذا بينما أذهب وآتي بحقيبة العدّة؟ اذهب. |
| Bak, tek yapman gereken elindeki kağıdı sıkıca tutmak... | Open Subtitles | كما ترى، كُلّ ما تحتاج أَنْ تَفعلَه هو أن تحكم إمساك الورقةِ |
| Sana tabak vermeye çekiniyorum ama tutar mısın? -Elbette. | Open Subtitles | هل هي بخير هل يمكنك إمساك بعض الصحون |
| kabız papağan fıkrasını anlatamaz mıyım? | Open Subtitles | لا استطيع قول نكتة الببغاء الذي ليده إمساك |
| Bizimle irtibata geçtiğinizde, Jinchuriki'yi yakalama işlemi daha yeni bitmişti. | Open Subtitles | أنهينا للتو إمساك الجنتشوريك أثناء إتصالك بنا |
| Görülebileceği umulan mide bulantısı, kabızlık ve yorgunluktan hiçbiri yoktu. | TED | لم يكن لديهم أي غثيان أو إسهال أو إمساك أو إجهاد متوقع. |
| Senin için hangisini yakalamak daha önemli Roy, hikayeyi mi katili mi? | Open Subtitles | ما الاكثر اهمية لك روي الحصول على القصة او إمساك القاتل؟ |
| Üçüncü gün. Birinci görev, Hubble'ı yakalamak. | Open Subtitles | اليوم الثالث المهمة الأولى هي إمساك هابل |
| Beni öldürmeye çalışan deliyi yakalamak kadar etkileyici değil. | Open Subtitles | ولكن ليس بجمال إمساك المجنون الذي حاول قتلي |
| Bunu bir saniye tutabilir misiniz? Teşekkürler. | Open Subtitles | هل بإمكانك إمساك هذه لدقيقـة شكراً |
| Şunu tutabilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنكِ إمساك هذا؟ أجل، أجل. |
| Elini tutabilir miyim? | Open Subtitles | أبوسعي إمساك يدك؟ |
| Sağda boşluk. 38... Billingsley, topu elinde tutmak konusunda endişelenme. | Open Subtitles | الرقم 38 لا تقلق يا بيلينغسلي بشأن إمساك الكرة |
| Bir sigara tutmak, aptalca tamam ama onun kafasına girmeme yardımcı oluyor. | Open Subtitles | إمساك هذه السجائر أمر غبيّ، حسناً. ولكنّه يساعدني للوصول إلى رأسه |
| Benim için şunu tutar mısın, ortak? | Open Subtitles | هل يمكنك إمساك هذا لي يا صديقي؟ |
| Demekki faremiz kabız. Yada tuvalet eğitimi var. | Open Subtitles | قد يعنى أن لديه إمساك أو مدرب على استخدام التوليت |
| Atı yakalama kararını, yalnızca Albay verebilirdi. | Open Subtitles | فقط العقيد من يملك صلاحية إمساك الحصان |
| - Şişmiş ayak sabah hastalığı, kabızlık, yemeklerin tuhaf tatması aşermeler, yüksek ateş ve çarpıntı, ruh hali değişimi hassas kıç deliği... | Open Subtitles | 13,391 غثيان صباحي , إمساك , أكلات غريبة رغبة شديدة , ومضات ساخنة , تقلبات بالمزاج فتح شرج متورمة |
| Bir erkekle el ele tutuşmak beni çok rahatsız ediyor. | Open Subtitles | إمساك الأيدي مع رجل يجلعني غير مرتاح بالمرة |
| İyi yakaladın. | Open Subtitles | إمساك جيد |
| Evet, tüm yaptığın bizi takip edip Aang'i yakalamaya çalışmak. | Open Subtitles | نعم, كل ما فعلته كان محاولة إصطيادنا و إمساك آنـج |
| - Boruyu tutabilirsin. - Tamam. Buraya yerleştir. | Open Subtitles | ــ حسناً , هُنا , يمكنك إمساك الأنبوب ــ حسناً إبدأ عملية التشبيك ــ حسناً ــ جيّد |
| İyi yakalayıştı. | Open Subtitles | إمساك جيد يافتى |
| Nasıl oluyorsa hem kabızım, hem de ishal paçamdan akıyor. | Open Subtitles | بطريقة ما أصابني إمساك يصاحبه إسهال شديد |
| Babam duymazdan geliyor, ...ama boynu kızarıyor ve sanki kabızmış gibi kıvranıyor. | Open Subtitles | و يتظاهر أبي بأنه لم يسمع لكن يحمر عنقه و يمتقع وجهه كما لو أصابه إمساك |
| İç taraftaki çipin koordinatlarını yakalamayı başardım... | Open Subtitles | دوائر العوينات التي أعطيتني إياها كانت رائعة تمكنت من إمساك إحداثيات شريحتها الداخلية |