| Daha iyisini becerebilirsin. ona etkileyici gücünü, bütün kişiliğini göster. | Open Subtitles | يمكنك أن تفعل أفضل من ذلك إمنحه إبتسامة كبيرة |
| Charles, Baban şirketini geri aldığı için, üzgün olduğunu biliyorum, ama ona bir şans ver. | Open Subtitles | تشالز، أعلم أنك منزعج لأنك والدك قد أستعاد شركته ثانيةً لكن إمنحه فرصة. |
| Adapte olması için ona biraz zaman tanı. | Open Subtitles | إمنحه بعض الوقت لكي يتعود على المكان |
| Geçişine izin ver bunu ona kendisi versin. | Open Subtitles | إمنحه طريقاً ليسلمه إليها بنفسه. |
| Tanrım ona huzur ver. | Open Subtitles | إمنحه السلام يا إلهى |
| Anlıyorum, zamanla olur. Maximoff kızının ona ne gösterdiğini bilmiyoruz. | Open Subtitles | أجل، إمنحه بعض الوقت لا نعرف ماذا أرته فتاة الـ(ماكسيموف) |
| Merhamet edin ona. | Open Subtitles | إمنحه بعض الشفقة. |
| - ona bir şans ver. | Open Subtitles | إمنحه بعض الوقت |
| Lütfen, ona iki gün ver. | Open Subtitles | إمنحه يومين آخرين رجاءً |
| Stu, ona bir kemik at! Yediklerinin ve kırdıklarının parasını ödemesi gerektiğini söyle. | Open Subtitles | إمنحه فرصة يا (ستو)، لقد أخبرناك أنه سيدفع ثمن كل شيء يأكله و أي شيء يكسره |
| Yüzbaşı Montgomery her zaman emekli olur. ona bir iki hafta ver, yeter. | Open Subtitles | النقيب (مونتغمري) يتقاعد طوال الوقت إمنحه أسبوع أو أسبوعين |
| Uslu ol, Danny. Ya da en azından ona merdiven ver. | Open Subtitles | (إلعب بلطف (داني أو على الأقل إمنحه درجه |
| Yeteri kadar yoktur. ona ateş edecek bir şey ver. | Open Subtitles | القليل - إمنحه شيئا ما ليطلق عليه - |
| - Sen ver. | Open Subtitles | بل أنت إمنحه شيئا ليطلق عليه |
| - Jenkins, ona bir şans daha ver. | Open Subtitles | لكانت البيضة طبخت الآن جينكنز) إمنحه فرصة أخرى) |