| İkinci karısı 1927'de odasında intihar etmiş. | Open Subtitles | هذه كانت زوجته الثانيه لقد إنتحرت فى هذه الغرفه عام 1927 |
| Kendi tüfeğinle intihar etmeni istiyorum. | Open Subtitles | أنا بحاجه لك لأجعل الأمر و كأنك إنتحرت ببندقيتك |
| Onu burda ayarttın ve uyuşturdun. Sonra öldürüp intihar süsü verdin. | Open Subtitles | لقد أغوتك إلى هذا المكان, لقد أحضرتك ثم إنتحرت بجانبك |
| Hayır, hayır, bu olamaz. Mektupta intihar ettiğini mi yazmıştı? | Open Subtitles | عذراً كلا كلا ، هذا غير ممكن ، هل تعنين بأن تلك الرسالة توضح بأنها إنتحرت |
| Onunla oyun oynadın, o da sevdiği adamın bir yalandan ibaret olduğunu anlayınca kendi canına kıydı. | Open Subtitles | أنت جاسوس، وهي إنتحرت. لأن الرجل الذي أحبته حول حياتها بالكامل إلى كذبة |
| Karanlığa dayanamadığı için intihar etti. | Open Subtitles | لقد إنتحرت لأنها لم تستطيع العيش في الظلام |
| Müvekkiliniz intihar etti ve sen de suçu üstüne atacak birini arıyorsun. | Open Subtitles | لقد إنتحرت موكلتك و أنت تبحث عن شخص لتلقي عليه اللوم |
| Çok geçmeden de, intihar etti. | Open Subtitles | تعرضت لاعتداء جنسي وبعد ذلك بوقت قصير إنتحرت |
| Halkın önünde küçük düşürüldü, sonucunda da trajik biçimde intihar etti. | Open Subtitles | لقد تعرضت للاهانة أمام الملأ ولذلك إنتحرت |
| Feribottan atlayıp intihar etti. İşte hikâyenin sonu. | Open Subtitles | إنتحرت لقد قفزت من السفينة, نهاية القصة. |
| Şimdilik 9 tane çıktı bir tanesi psikopat, diğer dördünü öldürdü bir tanesi intihar etti bir tanesi uyuz bir annenin teki ve sen varsın işte. | Open Subtitles | من بين 9 معلومين ،واحدة قتلت أربعة آخرين وواحدة إنتحرت |
| Jane Doe ile aynı parmak izine sahip ama Jane Doe cinayetinden önce intihar etmiş. | Open Subtitles | لديها نفس بصمات مجهولة الهوية، لكنها إنتحرت قبل قتل مجهولة الهوية. |
| Frankie öldürülmeden bir yıl önce annesinin intihar ettiğini biliyoruz. | Open Subtitles | نعرف أنه قبل مرور سنة من مقتل فرانكي أن والدته إنتحرت |
| Yardım ettiğim o kız benim gözü önümde intihar etti. | Open Subtitles | ،الفتاة التي ساعدتها فجأةً .إنتحرت أمامي |
| Başka birinin yapmış olduğuna dair hiç bir kanıt bulamadık bu yüzden intihar olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | ليس هناك دليل يقترح أنه على يد شخص آخر لذا نعتقد أنها إنتحرت أنا آسف |
| Bu yüzden intihar etti. İşte, konuştuk bitti. | Open Subtitles | لذلك هي إنتحرت حسنًا، ها نحن قد تحدثنا عنه |
| Anne hep açıklama yapmış, ama birkaç yıl önce intihar etmiş. | Open Subtitles | يبدو أن الأم بررت كل شىء، حتى إنتحرت منذ سنة. |
| Tanıklık baskısından intihar etti diyorsan, suç senin benim değil. | Open Subtitles | إن كنت تدعين أنها إنتحرت بسبب ضغط أنها ستقوم بالشهادة فهذا على عاتقك، ليس أنا |
| Dinle, belki onu hücresinde intihar etmiş olarak bulabiliriz. | Open Subtitles | استمعي ، يُمكننا جعل الأمر كما لو أنها إنتحرت في زنزانتها |
| Carlotta Valdés 26'sındayken intihar etmişti. | Open Subtitles | "كارلوتا فالديز" إنتحرت عندما كان عمرها 26 سنة |
| iki hafta önce canına kıydı. | Open Subtitles | بعد أسبوعين إنتحرت |
| 12 yaşımda annem kendini öldürdü. | Open Subtitles | أمي إنتحرت عندما كان عمري 12 سنة |
| Burası kendimi öldürdüğüm yer. | Open Subtitles | إنتحرت هنا |