| Şimdi raporlama yüzdelere yüzde 50'ye düştü çünkü başka ülkeler de rapor göndermeye başladı. | TED | الآن نسبة الإبلاغ إنخفضت لخمسين في المائة لأن الدول الأخرى بدأت بالإبلاغ. |
| Kış geldiğinde, sıcaklık düştü dondurucu bir hal aldı ve orada kalmaya devam etti. | TED | وعندما حلّ الشتاء، إنخفضت درجات الحرارة تحت التجمد. وبقت على حالها. |
| Bu arada, bireysel tasarruf aniden düştü. | TED | وخلال ذلك الوقت، المدخرات الشخصية بالطبع إنخفضت كثيراً. |
| Ben polisliği bıraktıktan sonra dedektiflik için gereken standartlar çok düşmüş. | Open Subtitles | حسناً، معايير الترقية إلى محقق إنخفضت بشدة منذ أن تركت القوات |
| Yani, toplamda olay sayısı düşüyor ama cinayetler artıyor. | Open Subtitles | بشكل عام ، الجنايات إنخفضت لكن جرائم القتل مازالت مرتفعة ماهي خطوتك التالية ؟ |
| Biliyoruz; çünkü 19. yüzyılın yarısında, Viktorya döneminde yaşamış başarılı mühendisler kanalizasyon, atık su arıtım ve sifonlu tuvalet sistemi kurdular ve bu sayede hastalık vakaları büyük ölçüde azaldı. | TED | نعلم ، لأنه في منتصف القرن التاسع عشر المهندسين الفيكتوريين الرائعين قاموا بتركيب نظم المجاري ومعالجة مياه الصرف الصحي و المرحاض الدافق، و معدلات الإصابة بالمرض إنخفضت بشكل كبير. |
| Hava son bir saatte yirmi derece düştü. | Open Subtitles | لقد إنخفضت الحرارة عشرين درجة في الساعة الأخيرة |
| Su sıcaklığı 5 derece düştü ve barometrede de yanlış değerler okunuyor. | Open Subtitles | إنخفضت درجة حرارة الماء 5 درجات وحتى جهاز قياس الضغط الجوى يعطى قراءات غير صحيحة |
| Lösemi, tüberküloz ve menenjit oranı oldukça düştü. | Open Subtitles | الإصابات باللوكيما والسل وإلتهاب السحايا إنخفضت بشكل ملحوظ |
| Lösemi, tüberküloz ve menenjit oranı oldukça düştü. | Open Subtitles | الإصابات باللوكيما والسل وإلتهاب السحايا إنخفضت بشكل ملحوظ |
| Ciddi boyuttaki satışlar yüzünden DOW, 450 puan birden düştü. | Open Subtitles | الكثير من التغييرات، إنخفضت قيمة الأسهم 450 نقطة في تعاملات تجارية نشطة للغاية، |
| Konut fiyatları düştü, ama onun evi piyasa çökmeden önceki değerinden sigortalanmış. | Open Subtitles | إنخفضت أسعار الكراء، لكنّ منزله المستأجر لم يخضع إلى إنهيار السّوق |
| Ekonomi normale döndü. Suç oranı düştü. | Open Subtitles | الإقتصاد عاد لوضعه الطبيعى الجريمة إنخفضت |
| 1990'dan beri New York'ta cinayetler çarpıcı derecede düştü. | Open Subtitles | منذ 1990 جرائم القتل إنخفضت بشكل كبير في نيويورك |
| Fiyatlar, düşkünler evi cesetlerini önümüze getirdiklerinden beri düştü. | Open Subtitles | لقد إنخفضت الأسعار منذ حديثهم عن إقامة إصلاحية للأحداث |
| Su sıcaklığı 20 dereceye düşmüş. | Open Subtitles | إنخفضت درجة حرارة الماء إلى 58 درجة |
| Şehir merkezinde beş blokluk bir yerde sıcaklık 20 derece kadar düşmüş. | Open Subtitles | إنخفضت درجة الحرارة بنحو 20 درجة لكن بقطر خمسة مربعات سكنية ببلدة "موتاون" |
| Son iki gündür sıcaklık düşüyor, bu bir meşe. | Open Subtitles | لقد إنخفضت درجة الحرارة في آخر يومين. و هذه شجرة البلوط. |
| Sanırım ateşi düşüyor. | Open Subtitles | أعتقد أن الحمى إنخفضت |
| Karşılaştığım tüm imkanlar, olabileceğim her türlü insan hepsi yıllar geçtikçe azaldı ta ki bir taneye inene kadar. | Open Subtitles | وجميع الإحتماليات التي واجهتها، وأنواع البشر التي يمكنني أن أكونها... جميعها قد إنخفضت... حتى أخيراً أصبحت شخص واحد... |
| Evin değeri dibe vurmuştu. | Open Subtitles | قيمة المنزل إنخفضت لم نستطع حتّى أن نعرضه للبيع |
| Büyük sorun yaşıyorlar, en iyi oldukları alandaki hisseleri %48 oranında düşüş yaşamış. | Open Subtitles | إنهم في مشكلة إنخفضت قيمتها بـ 48% في السوق من أكبر مستوى إنقسام |