| Benim de buradakiler gibi sıradan bir kadın olduğumu sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد أننى امرأة مثل الباقيات أراهن أنك تفعلين ذلك أيضاً |
| Bizim konteynerler içinde insan kaçırdığımızı sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد إننا نشحن الناس في حاويات كالبضاعة. |
| Senin dövüşünü çözdüğünü sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد أنها تعرف طريقة لعبك ، ذلك كل ما فى الأمر |
| Fiziksel arzularımı aştığıma inanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد أنني أعلى من الغرائز المادية. |
| Medyum olduğuna gerçekten inanıyor. | Open Subtitles | في الحقيقة,إنها تعتقد أن القارئة الروحية هي من قام بذلك |
| Sorunlarımızı kendimizin halletmemize izin vermenin çok güzel olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد انه من اللطيف أن تدَعِينا نقرِّر الأمور بأنفُسِنا |
| Bu pisliğin pislik olmadığına geri kalanlarımızı kandırıp inandıracağını sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد بأنها ذكية لدرجة خداع بقيتنا كي يصدقوا بأن ذلك الفُحش ليس فُحشاً. |
| Sihirli bir ülke bulduğunu sanıyor üst kattaki gardıropta. | Open Subtitles | إنها تعتقد أنها وجدت أرض الأحلام فى خزانة الملابس بالطابق العلوى |
| Teröristler buradayken, onunla karşılaştığını sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد بأنها واجهته عندما كان الإرهابيين هنا |
| Büyüdüğünü sanıyor ama aramızda kalsın, daha yiyeceği 40 fırın ekmek var. | Open Subtitles | حسناً , إنها تعتقد ذلك أيضاً لكن بيني وبينك أعتقد أن لديها طريقٌ طويلٌ للمضي قدماً |
| Yaptığım her şeyin utanç verici olduğunu sanıyor ve senin yaptığın her şeyinde havalı olduğunu sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد أن كل شيء أقوم به محرج جدًا وكل شيء تقوم به أنت رائع جدًا |
| Hayır o benim becerilerimin seninkiler gibi sınırlı olduklarını sanıyor ama buna rağmen yine de dehşete düşüyor. | Open Subtitles | لا , إنها تعتقد أن قدراتى محدودة كقدراتك ومع هذا فإنها مرعوبة |
| Bu dairede Brad ile birlikte oturuyorum sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد بأنني مازلت أعيش في هذه الشقة مع براد |
| Kaynaştığımızı sanıyor ama senin kimseyle kaynaşmadığın malum. | Open Subtitles | إنها تعتقد أننا مُتآلفين مع بعضنا، لكن كلانا نعلم أنَّهُ لا يُعجبك أي شخض. |
| Yeni bir filmdeki bir rol için yönetmenle tanışmaya geliyor sanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد أنها قادمة لمقابلة منتج عن جزء لفيلم جديد |
| Zeki olduğunu sanıyor, ama ben bunu bir çok filmde gördüm. | Open Subtitles | وقالت إنها تعتقد أنها يجري ذكي، ولكن رأيت ذلك في عدد كبير جدا من الأفلام. |
| Bu haneyi, yerlilerin diline düşürdüğüne inanıyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد بأنكِ قد جعلت هذا المنزل موضوعاً محلياً لكلامٍ بغيض |
| Sorun o ki ayrıldığımıza inanıyor. | Open Subtitles | المشكلة هي إنها تعتقد بأننا انفصلنا |
| Sanırım benim orada olduğuma inanıyor ama orada değildim. | Open Subtitles | أعتقد إنها تعتقد إنى كنت هناك, |
| Fazla maaş alan bir eşcinsel olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد أنك تاخذ راتباً أكثر مما تستحق و إنك شاذ |
| Sorununun olduğunu düşünüyor çünkü tek başına çok fazla zaman harcıyorsun. | Open Subtitles | إنها تعتقد انك كنت في مشكلة لأنك تقضي وقتاً كثيراً مع نفسك |
| Oğlunu ele geçiren şeytanın, şimdi de kendi içinde olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | إنها تعتقد ان إالشيطان الذي مس إبنها الآن هو بداخلها. |