| "Keyif" aldım derken, ki orası için tuhaf bir kelime, çünkü hiç kimse başkasının acısı veya sıkıntısından keyif almayı düşünmez. | TED | وحين أقول أني استمعت إنها كلمة غريبة يمكن استخدامها لأنه لا أحد يريد التفكير في أي شخص وهو في ألم شديد |
| Bu, çok fazla kullandığımız bir kelime ama gerçek anlamını ve hayatımızın farklı alanlarında nasıl işe yaradığını düşünmeden kullanıyoruz. | TED | إنها كلمة نستخدمها كثيرًا. دون التفكير دائمًا حول ما تعنيه حقًا وكيف تعملُ في مختلف سياقات حياتنا. |
| - Hey, o iyi bir kelime. - Vazgeçelim. Bunu yapabilir miyiz? | Open Subtitles | إنها كلمة جيدة الاستسلام , أيمكننا فعل ذلك ؟ |
| Bu güzel Bir sözcük, "Yılışık." Bu sos yemeği yenilebilir yapıyor. | Open Subtitles | إنها كلمة جيدة، فإنها تجعل الطعام أهلاً للغذاء. |
| Bir sözcük kimyasal bir reaksiyonu tanımlıyor... | Open Subtitles | ... ــ إنها كلمة ..... تصف استجابة كيميائية |
| Büyük bir söz olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعرف. إنها كلمة ذات مغزى حضرة المأمور؟ |
| Buldum. Afrika dilinde, "hırsız" demekmiş. | Open Subtitles | أجل، إنها كلمة باللهجة الإفريقية، وتعني "اللص" |
| Yaşlı bir ruhun, yeni bir bedene nasıl bağlandığını anlatan bir kelimedir. | Open Subtitles | إنها كلمة تصف ارتباط روح قديمة بجسم جديد |
| Özür dilerim. "Exsanguination" çok hoş bir kelime. | Open Subtitles | آسف إنها كلمة محببة, لم تفقد الكثير من الدماء |
| "Kıç" kelimesi yerine uydurduğum yeni bir kelime. | Open Subtitles | إنها كلمة جديدة أستخدمها بدل الكلمات البذيئة |
| Frijit, çakraların kronik olarak engellenmesi anlamına gelen nahoş bir kelime. | Open Subtitles | إنها كلمة قذرة لذوات الطاقة الروحية الانحباسية |
| Bu çirkin bir kelime ve sen bunu yapmanı istedikleri iğrenç şeyleri haklı göstermek için kullanıyorsun. | Open Subtitles | إنها كلمة قبيحة ويستخدمونها لتبرير الاشياء القبيحة التى يجعلوك تقوم بها |
| Birilerini daha az özel göstermek adına sıkıcı insanların uydurdukları bir kelime. | Open Subtitles | إنها كلمة الناس المملين قاموا باختراعها ليحبطوا الناس الممتعيين حتى يشعروا بانهم اقل اهميه |
| İlk gün için cesur kararlar.. Bunun için bir kelime vardı. | Open Subtitles | ـ قرار شجاع في اليوم الأول ـ إنها كلمة جيّدة لوصف ذلك |
| Bu güzel bir kelime, ama ben, bunun biraz aşırıya kaçtığını hissettim. | Open Subtitles | إنها كلمة جيدة , ولكنني أشعر بأنه يمكن المبالغة في استخدامها |
| Nedenini bilmiyorum. "Yasal" bir kelime oysaki. | Open Subtitles | لا أعرف لماذا ، إنها كلمة شرعية تماماً |
| Gençlerin heba ettiği hoş Bir sözcük. | Open Subtitles | إنها كلمة جيدة يقوم الشباب بإهدارها |
| Fransızca Bir sözcük olan ''depaysement.'' | TED | إنها كلمة فرنسية، "ديبيزمينت." |
| Çünkü kötü bir söz. | Open Subtitles | بالفعل ، إنها كلمة سيئة |
| - Senin ağzından duymam gereken bir söz. | Open Subtitles | إنها كلمة أحتاج أن أسمعها منك |
| Eskenazi dilinde "domuz" demektir. | Open Subtitles | "إنها كلمة يهوديه بمعنى "خنزير |
| Çok daha sık kullanılan bir kelimedir. | Open Subtitles | إنها كلمة أكثر شيوعاً |