| Aslında bu çok iyi bir oyun. | TED | ويمكنك أن تلاحظ بالفعل إنها لعبة جيدة جدا. |
| Aklıma başka bir şey gelmedi. Salak bir oyun zaten. | Open Subtitles | أنا لا أستطيع أن أفكر بأي شيئ إنها لعبة حمقاء على أي حال |
| Zevk alıyor gibi görünmek zorundasın, bir oyun gibi. | Open Subtitles | يجب أن تتظاهروا بأنكم تستمتعون مثل إنها لعبة |
| Pek çok insan bunun şans oyunu olduğunu düşünür. Aslında, fazlasıyla sinir gerektiren bir şey. | Open Subtitles | .أغلب الأناس تظن إنها لعبة حظ بالواقع، إنها لعبة تلعب بالأعصاب |
| Flörtleşmek, adeta poker gibi bir oyundur Marcus ve o, bunu çok iyi oynuyor. | Open Subtitles | المواعدة, مثل البوكر, إنها لعبة وهي تلعبها بشكل جيد جداً |
| Bunların hepsi hem sevişilebilir hem çıkılabilir. Bu oyun imkansız. | Open Subtitles | أعني، الثلاثة قابلين للعمل والمواعدة إنها لعبة مستحيلة |
| Diğer jokeylerle oynadığımız bir oyun bu. | Open Subtitles | أوه , إنها لعبة صغيرة التي ألعبها أنا وراكبي الجواد |
| Fuarlardaki bilimsel bir oyuncak, elektriğin nasıl ilerlediğini gösterecek. | Open Subtitles | إنها لعبة علمية انها صنعت لتبين لنا كيف تنتقل الكهرباء |
| Bu sabah ayakkabımın içinde çakıl bulduğumda aklıma gelen yeni bir oyun. | Open Subtitles | إنها لعبة جديدة إبتكرتها هذا الصباح حينما ملئت حذائي بالحجارة تعجبني |
| Bu yeni bir oyun. Eğer yanlışsa, oyuncak ayı alacak. | Open Subtitles | إنها لعبة جديدة، إن أخطأت تفوز هي بدب محشي |
| - Bu pahalı bir oyun daha fazla devam edemeyeceğim bir oyun. | Open Subtitles | ـ لكن ـ إنها لعبة غالية و لم أعد أستطيع المتابعة |
| bu uluslararası bir oyun Sunehri... ..bunu aklınla oynaman lazım kalbinle değil.. | Open Subtitles | إنها لعبة عالمية ، وهي تلعب بالعقل وليس بالغضب |
| Hayatınızın korkular tarafından idare edilip edilmediğinden emin olmak için oynadığımız küçük bir oyun. | Open Subtitles | ما هو صفع الثور ؟ إنها لعبة صغيرة , لنتأكد أن حياتك لا يتحكم بها |
| Bu bir oyun. Cesaret mi gerçek mi? Gibi, ama gerçek kısmı yok. | Open Subtitles | إنها لعبة مثل الحقيقة والتحدي ولكن بدون التحدي |
| Çocukların kafayı bulmak için kendilerini boğdukları bir oyun. | Open Subtitles | إنها لعبة يقوم فيها الأطفال بخنق أنفسهم للشعور بالإنتشاء |
| Bu büyük bir oyun. Oyun. Ürkütücü bir küçük oyun. | Open Subtitles | إنها لعبة كبيرة، لعبة أنت تستخدم لعبة غير شريفة |
| Kendi hayatlarını bile idare edemeyen iki adamın oynadığı dünya hâkimiyeti oyunu. | Open Subtitles | إنها لعبة عن السيطرة على العالم، يلعبها شخصان بالكاد يستطيعان السيطرة على حياتيهما الخاصتين. |
| Madden Futbol. Bir video oyunu. | Open Subtitles | أنت تعلم كرة القدم الجنونية إنها لعبة فيديو |
| Yakalanmanız halinde riskli bir oyundur bu. | Open Subtitles | إنها لعبة خطيرة خصوصًا إذا تم القبض عليك |
| Bu, bu şehirde eski bir oyundur, peki, Clay Davis? | Open Subtitles | إنها لعبة قديمة في هذه المدينة و (كلاي دافيس) ؟ |
| Her şey oyun. Bu oyun. | Open Subtitles | كل شيئ لعبة ، إنها لعبة ، نحن في لعبة |
| Senin benim gibi adamların oynadığı kafa karıştırıcı bir oyun bu. | Open Subtitles | إنها لعبة محيرة تلك التي نلعبها, أشخاص مثلي و مثلك |
| Doğru. Güzel bir oyuncak. | Open Subtitles | إنها لعبة لطيفة |
| Müsaade eder misin dedim. Parasına oyun oynuyoruz burada. | Open Subtitles | أعني ، إنها لعبة على الكثير من المال هنا ، يا رجل ، حسنا؟ |