| Hadi. Bu bir zehir diken olduğunu. Biri Kitap kontrol gidip misiniz? | Open Subtitles | هيا ، إنه سم الأشواك ، أيمكن لأحدكم أن يتفقد كتاب الظلال ؟ |
| Aslında bir zehir ve başka bir dünyadan duvar aracılığıyla sızıyor. | Open Subtitles | فى الواقع إنه سم ويتسرب للحائط من عالم أخر |
| Tozu aldığınız şişelere bakın. | Open Subtitles | إنظر إلى القنينة التي أخذت منها المسحوق إنه سم، صدقني إنه سم |
| Afrika kökenli Kara Mamba yılanının zehri çok güçlü bir nörotoksindir. | Open Subtitles | تم أخذ السم من أفعى المامبا الإفريقة إنه سم عصبي قوي |
| Zehir bu, değil mi? | Open Subtitles | إنه سم, أليس كذلك؟ |
| ortakyaşam zehiri. | Open Subtitles | إنه سم للمتكافل، أطلقت منظة الـ"تراست" هجومين بالسم على الأقل.. |
| Sadece bir zehir değil. Bir nanotoksin. | Open Subtitles | ليس مجرد سم إنه سم بتقنية النانو |
| Ölü adamın kanı vampirler için bir zehir gibidir. | Open Subtitles | دماء رجل ميت، إنه سم لمصاصي الدماء. |
| Salgın hastalık değil, bu bir zehir. | Open Subtitles | إنه ليس طاعون ، إنه سم |
| Bunu kafandan atmalısın; bu bir zehir. | Open Subtitles | صوفيا " عليك أخرجه من تفكيرك " إنه سم |
| Kirpi balığından çıkarılmış, değiştirilmiş bir zehir. | Open Subtitles | إنه سم معدل مستخرج من بلوفيش |
| Bendeniz tarafından yapılmış ev yapımı bir zehir. | Open Subtitles | "إنه سم صنعتُه يدويًا" |
| Tozu aldığınız şişelere bakın. | Open Subtitles | إنه سم، صدقني إنه سم |
| Sinir zehrinden üretilen bir yılan zehri. | Open Subtitles | إنه سم مستمد من ثعبان يصيب الجهاز العصبي. |
| Sana bunun bir çıngıraklı yılanın zehri oluğunu söyleyeceğim şimdi anlıyor musun? | Open Subtitles | إنه سم الكوبرا الحية ذات الأجراس هل فهمت الآن ؟ |
| Zehir bu! | Open Subtitles | إنه سم |
| Haklıymışsın. Tok'ra ortakyaşam zehiri. | Open Subtitles | أنت محق , إنه سم " التوكرا " للمتكافلين |
| O bir ortakyaşam zehiri. | Open Subtitles | إنه سم "المتكافلين" |