"إنه يقوم" - Traduction Arabe en Turc

    • yapıyor
        
    • Adam
        
    • yapar
        
    • ediyor
        
    Ancak ona bağırmanın da alemi yok. Sadece işini yapıyor. Open Subtitles ولكن لا يوجد سبب لكي تصرخي عليه إنه يقوم بعمله
    - Bunların hepsi çok sıkıcı ve saçma. Çok fazla telaş yapıyor. Open Subtitles هذا كله مُتعب جدا ًو سخيف إنه يقوم بالضجة الأكثر ترويعا ً
    Teslimat yapıyor. Komi bugün hastaymış. Open Subtitles إنه يقوم بتوصيل الطلبات فلقد مرض الشخص الذى يفعل هذا
    Adam bir tefeci. İkisini beş ay önce ben tanıştırdım. Open Subtitles إنه يقوم بإقراض المال مع فائدة كبيرة بالواقع أنا من عرفهما على بعض قبل 5 أشهر
    Her sabah en az bir saat yürüyüş yapar. Open Subtitles إنه يقوم بنزهة كل صباح على الأقل لمدة ساعة
    Evi çok iyi idare ediyor. Onsuz ne yaparız bilmem. Open Subtitles إنه يقوم بعمل رائع و لا أدري ماذا نفعل بدونه
    O sadece işini yapıyor değil mi robot çocuk? - Ne dedin oğlum? Open Subtitles إنه يقوم بعمله أليس كذلك أيها الفتى الآلي؟
    Özür dilerim, bunu yapmasanız? O sadece işini yapıyor. Open Subtitles إنه يقوم بعمله فحسب في الحقيقة كنت أود ان
    Tom hakkında söylediklerim için üzgünüm. İş bulmak için elinden geleni yapıyor. Open Subtitles أنا آسفة عما قلت لتوم إنه يقوم بكامل جهده ليجد عمل
    Voodoo büyüsü yapıyor. O bir şeytan. Şeytan, şeytan! Open Subtitles إنه يقوم بالشعوذة إنه شيطان , إنه شيطان , إنه شيطان
    İşini gerçekten iyi yapıyor, hep olması gereken yerde. Open Subtitles إنه يقوم بالأعمال بشكل جيد جدا إنه متواجد دائما عند الحاجة إليه
    Merak etmeyin, onu yatıştırmak için yapıyor. Kendini rahat hissetmesi için. Open Subtitles لا تقلق إنه يقوم بفك قيد الرجل حتى يشعر بارتياح
    Merak etmeyin, onu yatıştırmak için yapıyor. Kendini rahat hissetmesi için. Open Subtitles لا تقلق إنه يقوم بفك قيد الرجل حتى يشعر بارتياح
    Silah, mücevher ve daha ne bulursa kaçakçılığını yapıyor. Open Subtitles إنه يقوم بتهريب السلاح, المجوهرات و أي شيئ
    Ortada tam bir şey yok, ama bankadan mücevherlerini istetmiş Avrupa seyahati için hazırlık yapıyor belli ki. Open Subtitles لا شيء رسميّ حتى الآن. غير أنه طلب مجوهرات من بنكه. إنه يقوم بالاستعدادت للسفر إلى أوربا.
    Kod adı Doktor'dur, benim için kişisel bazı işler yapıyor. Open Subtitles رمزه السري : الدكتور إنه يقوم بعمل ما من أجلي شخصيا
    Bütün tipik Hollywood şeylerini yapıyor. Open Subtitles إنه يقوم بكل الأعمال التقليدية الاعتيادية في هوليوود
    Düşünmek bile istemeyeceğim şeyler yapıyor. Open Subtitles إنه يقوم ببعض الأفعال لايمكنني وصفها حتى
    Adam bir tefeci. İkisini beş ay önce ben tanıştırdım. Open Subtitles إنه يقوم بإقراض المال مع فائدة كبيرة بالواقع أنا من عرفهما على بعض قبل 5 أشهر
    Şuradaki keçiyi görüyor musun? Sağlam bir numara yapar. Open Subtitles هل ترى تلك الماعز هناك إنه يقوم بحيل أنيقة
    Yalnızca programlandığı şeyi yapıyordu: Bulabildiği her şeyle bir şekilde gemiyi tamir ediyor. Open Subtitles إنه يقوم بما صُمم لأجله فحسب إصلاح السفينة بأي طريقة بأي شئ موجود

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus