| Lanet olası aynı şeyi söylüyor. Orman canlanmış ve onu almış. | Open Subtitles | إنّها تقول نفس الشيء اللعين الغابة أصبحت حية وأخذته |
| Biraz kararsız ama duygular oldukça güçlü. Doğruyu söylüyor. | Open Subtitles | الأمر متهادٍ قليلاً ولكن العواطف قوية، إنّها تقول الحقيقة |
| O da sizin ona karşı özellikle nazik olduğunuzu söylüyor. | Open Subtitles | حسناً، إنّها تقول أنّكِ كُنتِ كريمة معها. |
| Ailesi geçen sene bir trafik kazasında ölmüş. Doğruyu söylüyor. | Open Subtitles | والديها توفيا في حادث سيّارة في العام الماضي، إنّها تقول الحقيقة. |
| Nörolojik olarak düşünürsek, ruhlarımızın da var olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول أن أرواحنا موجودة و تتحدّث عصبيّاً |
| Yani onu becermem gerek. Edepsiz şeyler söylüyor. | Open Subtitles | أنّه عليّ مضاجعتها، إنّها تقول بعض الأمور القذرة. |
| Kızımın yerini alacak birini aradığımı söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول أنني أبحث عن بديلة لإبنتي |
| Benim çocuklar üzerinde kötü etki bıraktığımı söylüyor. | Open Subtitles | إنّها... إنّها تقول أنني تأثير سيء على الأطفال وأنني... |
| - Doğru söylüyor. - Biliyorum onu da belli ki benim tarafımdan almış. | Open Subtitles | .إنّها تقول الحقيقة - .وهذه جليًّا سمة ورثتها منّي، شكرًا لك - |
| O komik şeyler söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول أشياءً غريبة |
| Conner'ın Washington'da harika işler çıkardığını söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول أنّ (كونر) يُبلي حسنٌ بـ(واشنطن) العاصمة الديمقراطية. |
| Doğruyu söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول الصدق. |
| O yaptığını söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول بأنّك فعلت |
| Gizli bir dileğin olduğunu biliyordum. Doğruyu söylüyor,Alice. | Open Subtitles | عرفتُ أنّكِ تضمرين أمنيةً سرّيّة إنّها تقول الحقيقة (آليس) |
| Ahbabınız olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول أنّها صديقتك |
| Gerçeği söylüyor. Plutarch onu kamerada istiyor. | Open Subtitles | إنّها تقول الحقيقة (بلوتارك) أراد الإغتيال مُتلفزاً |
| İyi olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | إنّها تقول أنّها بخير. |
| Doğru söylüyor. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}.إنّها تقول الحقيقة |
| - Ufaklık "The Chesapeake" tablosunun yerini bildiğini söylüyor. | Open Subtitles | -جونيور) )... إنّها تقول أنّها ربما تعرف مكان لوحة (ذو تشيسابيك). |
| Wallowski'nin suçsuz olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | -حسنٌ، إنّها تقول أنّ (والوسكي) بريئة . |