| Dünyanın ortaklaşa projelere harcayacak bir yılda bir trilyon saatten fazla zamanı var. | TED | إن العالم لديه أكثر من تريليون ساعة سنويًا من وقت الفراغ والذي يمكن توظيفه في المشروعات المشتركة. |
| Yaşadığım macera, bana Dünyanın krallığınızdan... daha büyük olduğunu gösterdi. | Open Subtitles | مسعاي جعلتني أرى إن العالم أكبر من مملكتك |
| Dünyanın Bonn'dan programlanmayı beklediğinimi düşünüyorsun? | Open Subtitles | أتظن إن العالم ينتظر برامج تلفزيونية من بون عاصمة ألمانيا ؟ |
| dünya değişiyor, Toprak Kraliçesi'de ya buna uyar ya da yoldan çekilir. | Open Subtitles | إن العالم يتطور، وملكة الأرض يمكن أن تتطور معها أو تتنحى جانبا. |
| Bir süre için dünya senindir. | Open Subtitles | إن العالم لك لوقت ما ، و سيكون شيئاً مأساوياً حين تدرك أن الأوان قد فات |
| Dünyanın bize ihtiyacı var. Sanırım tüm kainatın bize ihtiyacı var! | Open Subtitles | إن العالم بحاجة لنا. هيك، وأعتقد أن الكون كله يحتاج منا! |
| bir süre sonra Dünyanın geri kalan herşeyi unuttuğunu düşünmeye başlarsın... ve sanki senin vücudun bile değilmiş gibi... sonunda kendini vücudundan kopuk hissetmeye başlarsın. | Open Subtitles | إن العالم منسي حول أي شيء آخر وينتهي الشعور لديك وننفصل عن أجسادنا وكأنها لم تكن لك |
| Bu Dünyanın cazibesi hep benimle beraberdi. Aşık olmuştum bu dünyaya. | Open Subtitles | إن العالم ساحر، ولذلك سقطت في حب العالم. |
| Dünyanın çukur kazıcılara da ihtiyacı var ne de olsa. | Open Subtitles | إن العالم بحاجة لمنظفيّ القنوات وما إلى ذلك. |
| Dünyanın bir pedofil eksiğe senin de bir ay huzura ihtiyacın var. | Open Subtitles | إن العالم بحاجة واحد أقل الاستغلال الجنسي للأطفال. وتحتاج ما لا يقل عن شهر من السلام. |
| Ama Dünyanın sonu geliyor ve beni dinlediysen zamanın daralıyor. | Open Subtitles | لكن .. إن العالم ينتهي و الوقت على وشك النفاذ أن كنت مركزًا معي |
| Gerçek şu ki Dünyanın antibiyotik seçenekleri tükeniyor ve ilaç sanayisinin buna herhangi bir yanıtı daha doğrusu bu soruna doğrultacak bir silahı yok. | TED | في الحقيقة، إن العالم اليوم ينفذ من المضادات الحيوية، وعالَم الصناعات الدوائية لم يجد الحل إلى الآن، في الواقع، لا يوجد أي حل بيولوجي لهذا القلق بعد. |
| Dünyanın sonu geldi diye düşünmüştüm ve gördüğüm ilk erkeğin yakasına yapıştım ve dudaklarımı onunkilere mühürledim. | Open Subtitles | أقوم بهذا الشيء عندما أعتقد إن العالم سينتهي ...وأمسك أول رجل أراه و نوعاً ما ينتهي الأمر بقبلة |
| Dünyanın çivisi çıkmış. | Open Subtitles | إن العالم بأكمله منقلب رأساً على عقب. |
| Yakınsaklık çalışması onu Dünyanın en önemli gökbilimcisi yaptı. | Open Subtitles | إن العالم سيكون في غاية الامتنان. |
| - İki saat içinde Dünyanın sonu gelecek. | Open Subtitles | إن العالم يسير أن تنتهي في ساعتين. |
| dünya sizi bekliyor. Harika birisiniz. Sağolun. | Open Subtitles | إن العالم بأجمعه فى إنتظارك أنت فى قمة الجمال |
| Benim sessiz eşim, dünya bize doğruca cennetin kapılarını açar, üstüne gölge düşmeyen 19 yıl geçirilmişse. | Open Subtitles | إن العالم كله مفتوح لنا السماء مفتوحة لنا. سمائنا التي كانت صافية لمدة 19 عاما |
| Merak etmeyin! dünya büyük, fazla uzaklaşamazlar. | Open Subtitles | كن مطمئناً إن العالم كبير جداً لن يذهبوا بعيداً |
| dünya bir istiridyedir ama yattığın yerden içini açamazsın. | Open Subtitles | إن العالم عبارة عن محارة و لكنك لا تفتحها على مرتبة يا بوب أنا قلت لك مائة مرة إنني سوف أدعك تتقاعد من أجل الحياة |
| dünya oldukça büyük ve ben çok küçüğüm. | Open Subtitles | إن العالم كبير وجميل، وأَنا صغيرُة جداً. |