| NZT'mi alma zamanım geçti ve ağrı gözlerimin arkasından belirdi. | Open Subtitles | لقد تأخرت في تناول إن زي تي و الألم كان يبدأ خلف عيناي |
| İşi bitmiş beynimle son NZT'nin nerede olacağını hatırlamaya çalıştım. | Open Subtitles | لذلك عقلي الضبابي حاول التذكر أين قد أجد حبه من إن زي تي |
| Yalnızca bana NZT bana yardım edebilirdi ve son ilaç da katilin kanındaydı. | Open Subtitles | فقط إن زي تي هو ما سيبقي عليَ و ما تبقى منه يوجد في دماء هذا الشرس |
| NZT'yi yaptıracak kadar akıllıysam sence de 3 ya da 4 tane daha laboratuvar kuramaz mıyım? | Open Subtitles | ألا تعتقد أن ذكياً يتعاطى إن زي تي لن يكون لديه معملين أو ثلاثه أو أربعه؟ |
| NZT'nin yan etkilerine neden bağışıklığım olduğunu anlamak için üzerimde çalışmak istediler. | Open Subtitles | أرادوا أن يفحصوني، كي يكتشفوا سبب "مناعتي للآثار الجانبية للـ"إن زي تي |
| NZT'nin yan etkilerine neden bağışıklığım olduğunu anlamak için üzerimde çalışmak istediler. | Open Subtitles | أرادوا أن يفحصوني، كي يكتشفوا سبب "مناعتي للآثار الجانبية للـ"إن زي تي |
| Bir de NZT olmadan Van Loon'un dosyalarına bakmaya karar verdim. | Open Subtitles | حتى بدون إن زي تي قررت إلقاء نظره على ملفات "فان لون" |
| NZT'yi benim gibi kullanan insanların olabileceğini fark ettim. | Open Subtitles | أدركت أن هناك آخرين يعرفون أمر إن زي تي |
| - Evet, kendimi toparladım. - Bunu NZT yapar. | Open Subtitles | بدأت في إستجماع قواي- إن زي تي يفعل هذا بك- |
| NZT'nin etkisinde olduğu bariz belli oluyordu. | Open Subtitles | على الفور تدرك أنه يتعاطى إن زي تي |
| Ama Atwood, NZT'si bittiğinden dolayı iyileşemeyecekti. | Open Subtitles | لكن "آتوود" لن يتحسن لأن "آتوود" لم يعد لديه إن زي تي |
| Eminim NZT için birçok uygulama yapıldığını düşünebilirsin. | Open Subtitles | أنا متأكدة أنه بإمكانك تصور "تطبيقات عديدة للـ"إن زي تي |
| Bankada NZT kullanan iki kişi daha var. | Open Subtitles | هناك شخصان يستخدمان إن زي تي" في المصرف" |
| NZT'yi kullanan üçüncü adamın adı hariç. | Open Subtitles | عدا اسم الرجل الثالث "الذي يتعاطى الـ "إن زي تي |
| NZT adında bir hapı arayan kaçağı nasıl vurduğumu anlatmak için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | لا أطيق الانتظار كي أخبرهم كيف أطلقت النيران "على الهارب الذي أتى بحثًا عن مخدر يدعى "إن زي تي |
| Sonrasında ise yan etkisi olmadan istediğin kadar NZT kullanabilirsin. | Open Subtitles | ويمكنك أن تحظى بما تريد من "إن زي تي" بدون آثار جانبية |
| İşler beklediğim gibi giderse istediğin kadar NZT'ye sahip olabileceksin. | Open Subtitles | حسنٌ، لو سارت الأمور حسب توقعي "ستحصل على كل ما تحتاجه من "إن زي تي |
| NZT dosyalarını gördün. Bu sana doğru geliyor mu? | Open Subtitles | "لقد رأيت ملفات الـ "إن زي تي هل يبدو ذلك صحيحًا؟ |
| Sanırım babam da o gece NZT'nin etkisi altındaydı. | Open Subtitles | أظن أن والدي كان يتعاطى إن زي تي" تلك الليلة" |
| NZT adında bir hap alana kadar 28 yaşında bildiğiniz boş beleşin tekiydim. | Open Subtitles | كنت شخصًا عابثًا في منتصف الـ 28 من "عمري، حتى أخذت قرص يدعى "إن زي تي |