| O zaman istersen damarıma bas. | Open Subtitles | وسوف تجدين إحتفال بعيد الميلاد وأفضل معانقة مني إن شئت |
| Meryem'i götüreceğim. İstersen sen de gelirsin. | Open Subtitles | سأصطحب مريم معي للمنزل و يمكنك المجيء إن شئت |
| İstersen, evde bir programım var, hepsini kurtarabilirim. | Open Subtitles | إن شئت فإن لدي برنامجاً في المنزل بإمكانه أن يسحبهم |
| Gelen ruh, sahiplenici, Eğer istersen, konukçu vücudun bilincini kontrol etmez. | Open Subtitles | إنه مرحلة متقدمة من ظاهرة الإستحواذ الروح الزائرة ، المستحوذة إن شئت تسميتها لا تتحكم في وعي الجسد المضيف |
| Evet, marinayı artık canlı olarak izleyebilirsin. İstiyorsan şimdi bile. | Open Subtitles | أجل، بمقدورك مشاهدة البثّ المصوّر لحوض السفن الآن إن شئت |
| Dört torba var. İsterseniz buraya bırakabilirim. | Open Subtitles | لدي أربع أكياس يمكنني اتركها وأذهب إن شئت |
| Ama istersen tüm hayatını ikinci adam olarak sürdürebilirsin. | Open Subtitles | لكن لا عليك، بإمكانك أن تمضي بقيّة حياتك نائباً للمدير إن شئت |
| İstersen bir ara ben de bakabilirim. | Open Subtitles | بوسعي إلقاء نظرة عليه في وقت ما، إن شئت ذلك |
| Şurada da karavanım var. İstersen orada kalabilirsin. | Open Subtitles | و لدي مقطُورة هنا، يُمكنكَ أن تبقى بها إن شئت |
| Neyse, ziyaretlerimin senin için yararlı olduğunu düşünüyor. Yani Eğer istersen, gelmeye devam edebilirim. | Open Subtitles | يعتقد أن زياراتي مفيدة لك لذا يمكنني معاودتها إن شئت |
| Eğer istersen yayında yanına alabilirsin masanın üzerine. | Open Subtitles | تستطيعين أن تحمليها معك للخارج إن شئت. ضعيها أمامك على المكتب. |
| - Ortamı rahatlatmak isterim. - İstersen yanıma oturabilirsin. | Open Subtitles | ـ أحب أن أكون شخص مُساعد ـ أجل، يُمكنك الجلوس بقربيّ إن شئت |
| İstersen bu gece hallederim. Yerini söyle yeter. | Open Subtitles | سنفعل ذلك الليلة، إن شئت أخبرني فقط أين هو |
| Dinle, Eğer istersen yaprakları senin için temizleyebilirim. YEterince derdiniz var. | Open Subtitles | اسمع, أستطيع أن أُخلصكَ من أوراق الشجر إن شئت فأنت لديك الكثير من الأعمال |
| Ve oraya çıkıp intihar etmek istiyorsan... Seni durduramam. | Open Subtitles | لذا إذا وددت الخروج، إن شئت الانتحار، فلا يمكنني منعك. |
| Eğer bunu istiyorsan iki saat sonra görüşelim. | Open Subtitles | لكن إن شئت مرافقتي، فسألاقيك خلال ساعتين. |
| Kitapları almak istiyorsan al gitsin. | Open Subtitles | لذا إن شئت حزم الكتب، فاحزم الكتب اللّعينة. |
| Telefonunuzu isterseniz biz dinleyebiliriz | Open Subtitles | يمكننا دائماً وضع مراقبة لهاتفك أو وضع وحدة لحراستك إن شئت |
| İstersem gider ağaç dikerim. | Open Subtitles | بوسعي الدخول لرمي ثلاثية إن شئت |
| Eğer isterseniz kutudakileri kontrol edebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنكَ أن تفحص ما لديّ هنا إن شئت |
| Birini öldürmek istiyorsanız, şuradaki petrol varillerinin arkasına saklanmış arkadaşımızla başlayabilirsiniz. | Open Subtitles | إن شئت قتل أحد، فابدأ برفيقنا المختبئ هناك وراء براميل النفط. |