| Adam gibi hakaret bile edemiyorlar artık. | Open Subtitles | وصلوا لدرجة أنهم لا يستطيعون إهانتك وجها لوجه |
| Sana hakaret etmek istemem ama hiçbir filmini izlemedim. | Open Subtitles | لا أقصد إهانتك لكنني لم أرى أي من أفلامك |
| Seni kırmak istemem ama, kahveye farklı bir şey mi yaptın? | Open Subtitles | لا أقصد إهانتك لكن هل وضعتي أي شيء أخر؟ |
| Seni aşağılamak istemedim. Eminim sana da teşhir eden olmuştur. | Open Subtitles | لم أقصد إهانتك أبدا أنا أعرف أنك قد تعاطيت سابقا |
| Bebeğin doğumundan önce gidip seni gücendirmek istemiyorlardı. | Open Subtitles | هم لَمْ يُريدوا إهانتك بالرحيل قبل ولادة الطفل |
| alınma ama, çirkin insanlara karşı bir şeyim yok. | Open Subtitles | لا أقصد إهانتك لاتظن أن لدي مأخذاً على القبيحين |
| Biz sana hakaret edebiliriz ama edecek olan diğerlerinin Tanrı yardımcısı olsun! | Open Subtitles | نحن نستطيع إهانتك لكن فاليساعد الرب أي رجل آخر يهينك |
| İşte evim arkadaşlarımın size hakaret etmesi için geldiğiniz evim. | Open Subtitles | هذا هو بيتي ! ا حيث أتيت لتتم إهانتك من قبَل أصدقائي |
| Bununla bize asla hakaret edemezsin. | Open Subtitles | حتى بفعلك هذا لن تمحي إهانتك لي |
| Üzgünüm tatlım bunu sana bir hakaret olarak söylemedim bu onun içindi aslında. | Open Subtitles | انا لم اقصد إهانتك فقط اقوم بإهانتها |
| Onurunuzu kırmak aklımın ucundan geçmez. | Open Subtitles | ليس من أحلامي إهانتك. |
| Seni kırmak istemedim, üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسف لم أقصد إهانتك |
| Üzgünüm, seni kırmak istemedim. | Open Subtitles | آسفة، لم أقصد إهانتك |
| Yalnız, maalesef, düşük karakterde bir adam olmandan dolayı bu arada aşağılamak için söylemiyorum ama bir oğlancı tarafından yetiştirildiğinden ve bir kokain bağımlısı olduğundan yalan söyleme ihtimalin var. | Open Subtitles | إذا للأسف ، رجل مثلك لا يملك شخصية وأنا أقصد إهانتك ولكن أنت جلبت لنفسك اللواط ، و كيفة تعليم الادمان |
| Çünkü benim hayatımı kurtarmayacakmışsın gibi davranarak seni aşağılamak istemedim. | Open Subtitles | لأنني لم أرد إهانتك بالتظاهر بأنكِ لن تقومي هكذا بإنقاذ حياتي. |
| Sizi aşağılamak istemiyorum ama dolandırıcılıktan hüküm giymemenizi anlayamıyorum? | Open Subtitles | لا أقصدُ إهانتك يارجل, ولكن كيف لايمكنك الحصول على اعتراف بالتحايل؟ |
| - Tess, seni gücendirmek istememiştim... | Open Subtitles | تس, لم أقصد إهانتك نحن أناس جيدين ,سيدي |
| Sizi gücendirmek istemem ama bence diz şerefsizsiniz. | Open Subtitles | وأنا لا أقصد إهانتك, لكن أعتقد أنك حقير |
| alınma ama bunu ne diye sana söyleyeyim. | Open Subtitles | لا أقصد إهانتك , لكن لا يوجد مجال أن أخبرك |
| Tamam alınma ama ben korkmaya başladım. | Open Subtitles | حسناً .. لا أقصد إهانتك ولكننى بدأت أهلع مما حولى |
| Beni orada rencide ettin üstelik ilk kez de değildi. Fakat emin ol son olacak. | Open Subtitles | لقد أهنتني هناك، وليس للمرة الأولى، لكن صدقني، ستكون إهانتك الأخيرة. |
| Seni incitmek istemedim. | Open Subtitles | حسنا، أنا لم أرد إهانتك من قبل ليس حتى محاولة. |
| Aşağılamalarını kaldırabilirim ama yüzde 5 mi? | Open Subtitles | يمكنني تحمل إهانتك و لكن .. خمسة بالمئة؟ |