| Anlaşamadığımız şeyler olabilir ama Sakın ona elini sürmeye kalkma. | Open Subtitles | ربّما يطرأ بيننا اختلاف بسيط، لكن إيّاك أن تمسّها أبدًا. |
| Sakın sarhoş olma ve verandada seni düdüklemesine müsade etme. | Open Subtitles | إيّاك أن تسكر وتدعه يقيم علاقةً معك في الشُرفة. |
| Bir de aynalar. Sakın bir aynanın arkasına bakmayın. | Open Subtitles | وهنالك المرآة أيضاً، إيّاك أن تنظر لما يوجد خلف المرآة أبداً |
| Bir daha o pis yüzünü göstereyim deme. Söz mü? | Open Subtitles | إيّاك أن ترينا وجهكَ الكريه ثانيةً، ليكُن هذا وعدًا. |
| Bunu bana bir daha söyletme. İnsanlar buradayken oyun oynama. Anladın mı? | Open Subtitles | لا تُرغمني على إخبارك هذا ثانية، إيّاك أن تلعب هذه اللعبة حينما يتواجد أناس هُنا، مفهوم؟ |
| Burayı düşünme bile. Bizim durumumuz da hiç parlak görünmüyor. | Open Subtitles | إيّاك أن تأتي هنا إنهم يقلّصون عدد الموظفين |
| Sakın annene söyleme. Annene söylemeye kalkma. Anlaşıldı mı? | Open Subtitles | لا تخبر أمك بذلك، إيّاك أن تجرؤ وتخبر أمك، مفهوم؟ |
| Ama Sakın Buraya Kuzey Galler'den adam getirmeye kalkma. | Open Subtitles | ولكن، إيّاك أن تحضر أشخاصاً من شمال ويلز إلى هنا |
| Hayır! Sakın yüzüme kapatma! | Open Subtitles | كلّا، إيّاك أن تجرؤي على غلق الهاتف في وجهي. |
| Ama Sakın kızımı tehdit etmeye kalkma. | Open Subtitles | لا بأس، لكن إيّاك أن تجرؤ على تهديد ابنتي. |
| Sakın kapa... Suratıma mı kapadın lan? | Open Subtitles | إيّاك أن تغلق هل أغلقت السماعة في وجهي ؟ |
| Sakın beni terk etmeye kalkma yaşlı adam. | Open Subtitles | إيّاك أن تفكّر في الرحيل عنّي أيّها الرجل المسنّ |
| Ama Sakın bizden vazgeçeceğimi düşünme. | Open Subtitles | إيّاك أن تظن للحظة أنّي سأتخلّى عن علاقتنا. |
| Sakın senin de aynısını yapmayacağını söyleme. | Open Subtitles | إيّاك أن تقول بأنّك لم تكن لتفعل الشيء نفسه .. |
| Beni Sakın bize ihanet etmekle suçlama bir daha, tamam mı? | Open Subtitles | إيّاك أن تتهمني بخيانة جماعتنا ثانيةً، مفهوم؟ |
| - Sakın dokunma. -Bunu bana bir daha yapma. | Open Subtitles | لا تلمس مسدسي يافتى إيّاك أن تكرر ذلك |
| Sakın bana onları vurduğunu söyleme. | Open Subtitles | إيّاك أن تجرأ على إخباري أصبتهم. |
| - Ama Sakın evlenme. | Open Subtitles | هنيئا لك. لكن إيّاك أن تتزوج أبدا. |
| Bir daha o pis yüzünü göstereyim deme. Söz mü? | Open Subtitles | إيّاك أن ترينا وجهكَ مُجددًا، وليكُن هذا وعدًا. |
| Şu an zor zamanlardan geçiyorsun Cami ama bana bir daha kocamdan bahsetmeyeceksin. Anladın mı? | Open Subtitles | لكن إيّاك أن تحدثيني عن زوجي مجددًا قطّ، مفهوم؟ |
| düşünme bile. | Open Subtitles | إيّاك أن تفكّر في ذلك حتى |