Birkaç oyun düzenliyorsunuz, sırf bana şantaj yapabilmek için oniki suç işlediniz, ve çalıntı bir sanat eserini birine verdiniz tüm bunları sırf istediğinize ulaşmak için yaptınız. | Open Subtitles | ادرتم العديد من الاحتيالات ارتكبتم حوالي 12 جنايات محاولين ابتزازي و قمتم بتسليم اللوحة الفنية المسروقة |
bana şantaj yaptığını söylediğini de kaydettin. | Open Subtitles | و سجلت أيضا شريط فيديو لنفسك تقول فيه أنك تريد ابتزازي |
bana şantaj yapmaya çalışırkenki görüntünün elimde olduğunu fark ettin mi? | Open Subtitles | هل تعلم ان لدي الان تسجيل لك وانت تحاول ابتزازي |
Onu bana şantaj yapmaya çalışırken yakaladığımızda... | Open Subtitles | اذا حالما نمسك بها وهي مُجرّمة تحاول ابتزازي |
Bunun, senin bana bir iyilik yapmanla veya benim sana şantaj yapıyor olmamla falan bir ilgisi yok. | Open Subtitles | هذا لا يتعلّق بفعل معروف لي، أو ابتزازي لك، أيّ من هذا القبيل. |
bana şantaj yapmak iç savaşı nasıl önleyecek? ! | Open Subtitles | كيف يكون ابتزازي يمنع الحرب الأهلية ؟ |
Benden ne zaman bir şey istesen bana şantaj mı yapacaksın yani? | Open Subtitles | إذن تريدين ابتزازي في كل مرة ترغبين في شيء؟ |
Seni kendi tarafına çekti bana şantaj yapman konusunda seni ikna etti. | Open Subtitles | ،لقد سحَبَتكِ للداخل أقنعتكِ لكي تساعديها في ابتزازي |
bana şantaj yapmaya çalışan insanlar genellikle pişman olurlar. | Open Subtitles | الناس الذين يحاولون ابتزازي عادة ما يندمون على ذلك |
Bu yüzden bana şantaj yapıp kocamı elimden aldı. | Open Subtitles | بسبب ذلك، تمّ ابتزازي وسُرق زوجي مني |
bana şantaj yapmaya kalkma sakın. | Open Subtitles | لا تفكر حتى في ابتزازي ما هذا الهراء؟ |
Geçenlerde şu sıska haydut, Chance'e tuzak kurmak için bana şantaj yaptı. | Open Subtitles | منذ فتره اتى ذلك السفاح النحيل محاولاً ابتزازي لأشي بـ"تشانس" |
Oh, Anladım. sen bana seninle evlenmem için... şantaj yapmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | فهمت، أنتِ تحاولين ابتزازي من أجل أن أتزوجك |
bana şantaj yapmaya çalışan ilk kişi olduğunu mu sanıyorsun, Joe? | Open Subtitles | أتعتقد أنك الشخص الأول الذي يحاول ابتزازي ، "جوي" ؟ |
bana şantaj yapıyor. Thompson'la ilgili bilgi istiyor. | Open Subtitles | - حاولت ابتزازي , ترغب بمعلومات عن ( تومسون ) |
Robby bunu söylememin kolay bir yolu yok ama oğlun bana 25 bin dolar şantaj yapıyor. | Open Subtitles | (روبي) ليس سهلاً أن أقول هذا ولكن ولدك يحاول ابتزازي مقابل 25.000 دولار |
Böyle bok gibi davranarak bana şantaj yapmak mı istiyorsun? | Open Subtitles | تريد ابتزازي بهذا الموقف؟ |