| Geçen yıl, ağzıma silah dayadılar. Meğerse, bir su tabancasıyla değiştirivermişler. Fakat, o zaman anlayamamıştım. | Open Subtitles | "وضعا بالعام المنصرم مسدّساً بفمي، اتضح أنّه مسدّس ماء ولكني لم أعلم حينها" |
| "Akşama görüşürüz" demişti. Meğerse kaçmayı planlıyormuş. | Open Subtitles | قال لي: "أراكِ الليلة"، ثم اتضح أنّه خطط للرحيل. |
| Meğerse oradaki dansçılardan biri olan Mei Li'yi gözlüyormuş adam. | Open Subtitles | اتضح أنّه يُرافق أحد الراقصات... |
| Meğerse orası, Amerika'da ne telefonu ne de kablosuz interneti olmayan tek yermiş. | Open Subtitles | -لم أسمع بها من قبل -أنا أيضاً اتضح أنّه المكان الوحيد في الولايات المتحدة، الذي لا يحتوي على هواتف جوالة أو إنترنت لاسلكي |
| Meğerse oradaki dansçılardan biri olan Mei Li'yi gözlüyormuş adam. | Open Subtitles | رأيتُ سيارة (هيكتور)، الـ(جي تي أو) خارج (لاكي لو) اتضح أنّه يُرافق أحد الراقصات... |