| Onu yakalayana kadar almanız gereken bir kaç önlem var. | Open Subtitles | حتى نجد الشخص المسؤول هناك عدة احتياطات نريدك ان تتخذها |
| Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez. | TED | ولكن ليس هناك احتياطات أو مباديء للاحتياطات تمكننا من تجنب المشكلات التي حتى لا نتوقعها. |
| Anne söz konusu olduğu için fazladan önlem aldık. | Open Subtitles | لقد اتخذنا احتياطات استثنائية حين يتعلّق الأمر بالأمّ |
| Bir anlamı olmayabilir ama yine de özel temizleme önlemleri alıyoruz. | Open Subtitles | قد لا يكون شيئًا، لكننا نأخذ احتياطات تطهير التلوث. |
| Bu yüzden ekstra güvenlik önlemleri almak gerektiğini düşünüyoruz. | Open Subtitles | لهذا السبب نرى أن يتم اتخاذ احتياطات أمنية إضافية |
| - Bir güvenlik önlemi. | Open Subtitles | إنها احتياطات أمنية |
| Şunu sakın unutmayın Bunlar sadece alınması gereken önlemler. | Open Subtitles | أود ان أوكد لكم انها مجرد احتياطات احترازية |
| Su rezervinin neredeyse %60'ı. | Open Subtitles | تقريبا 60% من احتياطات المياه الصالحة للشرب |
| Hiçbir önlem almadan öylece saldırı menzilime atlaması... | Open Subtitles | محاولة القفز في محيطي بدون اخذ اية احتياطات خطأ كبير |
| Bu sadece basit bir önlem. | Open Subtitles | احتياطات امنية طبيعية، انت تفهم ذلك. |
| Sıkı bir önlem almazsak, onu kaybedeceğiz. | Open Subtitles | ما لم نأخد احتياطات ...متطرفة سوف نفقدها |
| önlem almalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نأخذ احتياطات لنستعد لهذا |
| çok fazla önlem almışlar | Open Subtitles | وقد اتخذوا احتياطات عديدة |
| 412'deki olaydan beri önlem alıyoruz ama varlığını bile bilmediğin bir mikrobu arayamazsın. | Open Subtitles | وافقت على دخولهم نتخذ احتياطات منذ انتشار الوباء في كوكب "(412)".. ولكن لا يمكن إجراء فحص لفيروس لا أحد يعلم بوجوده |
| Bu sayede ekiple birlikte güvenlik duvarını sağlamlaştırma önlemleri için vaktim oldu. | Open Subtitles | و قد أعطاني هذا الفرصة لتعزيز احتياطات جدار الحماية مع الطاقم |
| Hava saldırı önlemleri, tahliye edilenler. | Open Subtitles | احتياطات الغارات الجوية اللاجئين |
| (Hawk) Bazı tehdit mektuplarının üzerine ekstra güvenlik önlemleri aldık, ancak, ah, bu önlemler yeterli olmadı. | Open Subtitles | "وصلتنا بعض رسائل التهديد واتخذنا احتياطات إضافية" "لكني أظنها لم تكن كافية" |
| - Güvenlik önlemi mi? | Open Subtitles | واحد احتياطات الأمن؟ |
| - Güvenlik önlemi mi? | Open Subtitles | واحد احتياطات الأمن؟ |
| Çünkü böyle şeylerin olmasına engel olmak için özel önlemler alıyorum. | Open Subtitles | لانني اتخذت احتياطات خاصه لمنع هذا الشئ من ان يحدث |
| Ama öncelikle, sigaranın dumanını etkisiz hale getirmek için önlemler almalıyım. | Open Subtitles | سأذهب ولكن أولًا.. احتياطات.. لتحييد أي دخان ملوث |
| 10 milyon JP, efendim. Su rezervinin neredeyse %60'ı. | Open Subtitles | عشرة ميلون وحدة يا سيدي تقريبا 60% من احتياطات الماء الصالحة للشرب |