"اختلافات" - Traduction Arabe en Turc

    • farklılıklar
        
    • farklar
        
    • Farklılıklarımız
        
    • farklılık
        
    • varyasyonlarla
        
    • var
        
    • çeşitleri
        
    • farklıyız ve
        
    Ancak o travmatik sınav boyunca, berbat farklılıklar olduğunu öğrendim ve onlarda pozitif bir şey bulmak zor. TED ولكني تعلمت خلال هذه المحنة الصادمة أن هناك اختلافات نتقبلها ببساطة ومن الصعب أن تجد إيجابية في هذه الاختلافات
    Güçlü ve gücsüz insanlar arasında bir çok farklılıklar vardır. TED هناك اختلافات كثيرة بين الأشخاص الأقوياء والأقل قوة.
    Çünkü ölçülerinizdeki, fizyolojinizdeki, hormonlarınızdaki minik farklar dış sesinizde pek çok minik farklar yaratacaktır. TED فالاختلاف الطفيف في الحجم، في الوظيفة العضوية، في مستوى الهرمونات يخلق اختلافات طفيفة جداً في الصوت الذي تصدره.
    Öncelikle, dürüst olalım. Farklılıklarımız var. TED حسنا، أولا، لنكن صريحين: توجد اختلافات.
    Tüm bunlardan yola çıkarak; bu, Afrika dışındaki insanlar genomlarında nesli tükenmiş insan tülerinden gelen eski elemanları taşırken, Afrikalılar taşımadığı için Afrika'da olan ve Afrika dışından olan insanlar arasında, kesin bir farklılık olduğu anlamına mı geliyor? TED ولكن هل يعني هذا في الختام وجود اختلافات واضحة بين الافراد خارج افريقيا و بين الافراد داخل افريقيا وهل الافراد خارج افريقيا يحملون في الجينوم الخاص بهم جينات من فصائل منقرضة للبشر والناس في أفريقيا لا يحملون ذلك ؟
    Bu temel melodidir ve kendini varyasyonlarla tekrarlar. Open Subtitles هذا هو اللحن الأساسي ثم يكرر نفسه في اختلافات
    Tüm bu benzerliklere rağmen, tasarruf tutumlarında büyük farklılıklar görüyoruz. TED ورغم كلّ هذه التشابهات، فإنّنا نرى اختلافات كبيرة في السّلوك التوفيريّ.
    Araştırmacılarımız kadın ve erkeklerin beyinlerinin ruh haliyle bağlantılı bölümlerinin kadın ve erkek beyinlerinde farklılıklar gösterdiğini buldu. TED لقد وجد الباحثون لدينا أن هناك اختلافات في أدمغة النساء والرجال في المناطق المرتبطة بالمزاج.
    Bize kadınlar ve erkekler arasında bazı farklılıklar olduğu hiç anlatılmadı. TED لم نتعلم أبدًا أن هناك أية اختلافات بين الرجال والنساء.
    Ama aynı zamanda olağanüstü farklılıklar da var, genelde beyaz olmayan ve beyaz Y kuşağı arasında. TED لكن هناك كذلك اختلافات شديدة، غالبًا بين جيل الألفية غير البيض وجيل الألفية البيض.
    Bu demek oluyor ki insanların performansında büyük farklılıklar yok, TED ما يعنيه هو أنه لا توجد اختلافات كبيرة في الأداء البشري
    Sahara'nın güneyindeki Afrika'nın kendi içinde o kadar farklılıklar var. TED هناك اختلافات كبيرة حتى بين دول أفريقيا جنوب الصحراء
    Doğrudur binbaşım. Kuşu ötmeyen bazı subaylarla aramda farklar... Open Subtitles هذا حقيقى ميجور , لقد كان لدى اختلافات مع بعض القاده المتخاذلين
    Buradaki insanlarla, koca dünyanın insanları arasında büyük farklar vardır. Open Subtitles هناك اختلافات عدة بين الناس هنا وبقية العالم الواسع
    Yapılarında ki farklar çok az... ama nüfusa olan etkilerinin farklılığı çok manidar. Open Subtitles اختلافاتهم النسيجية بسيطة ولكن اختلافات تأثيرهما على السكان كبيرة جدا
    Felsefi yönden çok büyük Farklılıklarımız olduğu ortada. Open Subtitles من الواضح أن هناك اختلافات جذرية أو فلسفية.
    Felsefi yönden çok büyük Farklılıklarımız olduğu ortada. Open Subtitles من الواضح أن هناك اختلافات جذرية أو فلسفية.
    Farklılıklarımız ve benim üzgün olduğum bazı şeyler var. Open Subtitles لقد كانت بيننا اختلافات. وهناكأشياءأنا .. آسف بشأنها.
    Ama farklılık gösterdikleri gerçeği ortada. Open Subtitles ولكن الحقيقة تظهر لنا اختلافات
    Düşünme şekillerimizde farklılık var. Open Subtitles هناك اختلافات في طريقة تفكيرنا
    Bu temel melodidir ve kendini varyasyonlarla tekrarlar. Open Subtitles هذا هو اللحن الأساسي ثم يكرر نفسه في اختلافات
    Gördüğümüz şey şaşırtıcı türdendi çünkü parayla ne yaptığınız üzerine evrensel kültürler ve de gerçek kültür farklılıkları var. TED لأن هناك مسلمات إنسانية حول ماتقوم به بمالك و هناك أيضا اختلافات ثقافية حول ما تقوم به على سبيل المثال
    Ama benzer çeşitleri de mevcuttur, oğlan köpekle tanışır, oğlan köpeği kaybeder, oğlan yeni bir köpek alır. Open Subtitles لكن هُناكَ اختلافات في الفِكرة الرئيسية، مِثل فتىً يُقابلُ كلباً، يفقدُ الفتى الكلب، الفتى يشتري كلباً جديداً
    Biz çok farklıyız ve bir bakıma bunun senin yahudi olmamanla hiç ilgisi yok. Open Subtitles هناك اختلافات كثيرة بيننا لا يمكن حلها سواء كنت يهودية أم لا

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus