| Tam öksürük pastili attı ki ağzına boğuldu ya. | Open Subtitles | عانت من سعال حاد وعاد إلى فمها وانتهى بها الحال بأن اختنقت به |
| Sayende birisi dün akşam boğuldu. | Open Subtitles | اختنقت إحداها ليلة البارحة بفضلكِ |
| Değerlendiren gözlerin baskısı altında tıkandım. | TED | اختنقت تحت ضغط هذه العيون التقييمية عليّ. |
| Orada markette öylece durdum, ...ellerimdelerdi ve ben tıkandım kaldım. | Open Subtitles | أعني ، لقد توقفت عند البقالة وكانت بين يدي ومن ثم اختنقت |
| Ben olmasaydım kendi kusmuğunda boğulmuş olurdun yıllar önce. | Open Subtitles | لو لم اكن لي هنا لكنت قد اختنقت بقيئك من قبل سنوات مضت |
| Kızın kamyoncuya küfür edecek hali bile yoktu... o an hızla dönen lastiklerin tozundan boğuluyordu. | Open Subtitles | هي حتى لم تكن تملك القوة لسبه وقد اختنقت من الغبار الذي خرج من شاحنته |
| Yumuşak, ıslak bir armut yüzünden bile boğuluyor muydu? | Open Subtitles | اختنقت بسبب كمثرى طرية مبللة؟ |
| Ve sabaha kadar orada havasızlıktan boğulursam sanırım o da bir kaza olur, değil mi? | Open Subtitles | واذا اختنقت هناك قبل الصباح اعتقد ان هذا سيكون حادثا ايضا اليس كذلك؟ |
| Ufacık sakız yüzünden boğuluyordun. | Open Subtitles | لقد اختنقت بقطعة علكة اليوم |
| Kendi kusmuğunda boğuldu. | Open Subtitles | اختنقت حتى الموت فى قيئها. |
| Uykusunda boğuldu. | Open Subtitles | اختنقت في سريرها. |
| "Kendi şarkı sözlerinde boğuldu." | Open Subtitles | " اختنقت بسبب كلماتها هي |
| Bak, tıkandım. | Open Subtitles | حسناً, انظري, لقد اختنقت |
| Az önce tıkandım. | Open Subtitles | لقد اختنقت خوفاً. |
| Baba, tıkandım. | Open Subtitles | أبي، لقد اختنقت. |
| Boğularak ölmüş. Kesinlikle öyle. Kendi kanında boğulmuş. | Open Subtitles | من الفقاقيع التي في فمها ، يمكنني أن أرى أنها لم تمت من فقدان الدم , لقد ماتت من الاختناق ولو تحرينا الدقة ، لقد اختنقت بفعل دمائها |
| Bayılmış ve kendi kusmuğunda boğulmuş. | Open Subtitles | لقد استقيت وربما اختنقت بقيئها |
| Galiba boğulmuş. | Open Subtitles | يبدو انها اختنقت |
| Kızın kamyoncuya küfür edecek hali bile yoktu... o an hızla dönen lastiklerin tozundan boğuluyordu. | Open Subtitles | هي حتى لم تكن تملك القوة لسبه وقد اختنقت من الغبار الذي خرج من شاحنته |
| boğuluyordu. Yutkunamıyordu bile. | Open Subtitles | لقد اختنقت لم تستطع البلع حتى |
| boğuluyor galiba. Bir şeyler yapman lazım. | Open Subtitles | أعتقد بأنها اختنقت افعل شيئا |
| Yardım edin! Kız arkadaşım boğuluyor, birisi yardım etsin, lütfen! | Open Subtitles | اختنقت صديقتي أرجوكم ساعدوني |
| Bir lokmayla mı boğuluyordun? | Open Subtitles | اختنقت بشيء؟ |