| Yarın, tüm şehirde dini bir tören yapılacak. | Open Subtitles | غدا سيكون هناك موكب مهيب في ارجاء المدينة |
| Benden daha fazla itiraf almak istiyorsan bu şehirde vücutlarına bomba yerleştirilmiş tüm teröristlerin bitmesini bekleyeceksin. | Open Subtitles | إذا كُنت تُريد أن تحصل , على اعتراف بالضرب مني يجب ان تنتظر حتى لا يكون هُناك المزيد من الاهابيين في ارجاء المدينة |
| Muhtemelen tüm şehirde el ilanlarımı... görmüşsündür? | Open Subtitles | بالتاكيد رأيت صوري في الاعلانات في ارجاء المدينة |
| Bobinden devasa büyüklükte elektrik huzmeleri fırlıyor ve odada cirit atıyordu. | Open Subtitles | انطلق علي الفور من الملف دفق من الكهرباء في ارجاء الغرفه |
| Gelişleri her yerde sevinçle karşılandı ve kral, kraliçeyi ve evliliklerini kutladı. | Open Subtitles | سبب وصولهم بهجة في ارجاء المكان واحتفل الملك والملكة بزوجهما مرة اخرى |
| İçimdeki tüm kötülüğü aşağıdaki sağlık merkezinde boşalttım. | Open Subtitles | لقد رششتُ لبني في كل ارجاء مركز اللياقة. |
| tüm evde bu sesleri duyuyorsunuz çünkü borular radyatöre bağlılar. | Open Subtitles | بحيث إنّكم تسمعوها خلال ارجاء المنزل بسبب هذه الأنابيب المتصلة براديتر. |
| tüm bu lütufların dünyaya yayılabileceğini bilmek de bizi minnettar kılıyor. | Open Subtitles | فقط اكون شاكرا علي سماحك لنا بتلك البركات لتنتشر عبر كل ارجاء الارض |
| Odelle Ballard, tüm dünyada pek çok insan, | Open Subtitles | أوديل بالارد, عدد من الناس حول ارجاء العالم |
| ve bu adam geldi ve bana "Dizzy tüm ülkeye seni anlattı durdu, adamım, ve ben sana yardım etmek istiyorum" dedi. | TED | فحضر وقال ان ديزي كان يتحدث عنك في كل ارجاء البلاد، يارجل وانا اريد ان اساعدك" |
| tüm Yunan site devletlerinin ve uluslarının, dünya üzerindeki hiçbir Yunan'ın bize karşı ayaklanmayacağını kabul etmelerini istiyoruz. | Open Subtitles | ونحن نطالب جميع الولايات اليونانية -بالموافقة على عدم رفع اى يونانى فى ارجاء العالم السلاح ضدنا |
| Yazgısı olan bir ulus, bir ilahi görev, Yunan kültürünü ve uygarlığını tüm dünyaya yayma görevi. | Open Subtitles | -انها امة مقدسة وذات قدر وتاخذ على كاهلها نشر الثقافة اليونانية فى جميع ارجاء العالم |
| Belki aklında başka şeyler vardı... tüm şehirde seni bulmak için uçmak.. ve ön cama yapışan bir sinek gibi yere çarpmadan seni kurtarmak gibi! | Open Subtitles | -ربما لانها انشغلت بالبحث عنك في ارجاء المدينة المفترض انها تسحقك كالبعوضه |
| Televizyon programıyla ünü tüm dünyaya yayıldı ve... | Open Subtitles | إنه ذاك الرجل الذي لديه برنامج تلفيزيوني واقعي ينتشر في جميع ارجاء العالم و ... |
| Değişiklik üstüne değişiklikle zamanın akış yönü tüm kainatın evrimini harekete geçirir. | Open Subtitles | بأحداث تغيّر فوق تغيّر إن "سهم الزمن" يقود التطور في كل ارجاء الكون |
| Mossad tüm şehri mi gözetliyor? | Open Subtitles | الموساد لديها عيون في كل ارجاء المدينه |
| tüm şehirde var, üç farklı muhitte. | Open Subtitles | انه عم ارجاء المدينة ثلاث احياء مختلفة |
| Öyle başlar ve sonra bir bakmışsın küçük Wendy evinin her tarafında koşuşturuyordur. | Open Subtitles | هكذا يبدا الامر وبعدها عندما تدرك الامر ويندي صغار يركضون في ارجاء المنزل |
| Bayan Paisley, Rinditch'in dairesine girmiş ve söylediğin her şeyi yapmış olsaydın, parmak izlerin her tafarta olurdu. | Open Subtitles | انسة بيسلى, لو كنت دخلت شقة رينديتش وفعلت كل شئ ذكرتيه لنا لكانت بصماتك ستملأ ارجاء المكان |
| Kovboylar attan atlarlardı ve her yeri toza bularlardı. | Open Subtitles | انهم يأتون جرياً بالخيول الى البلدة و عندما ينزلون منها ,الغبار يتناثر في كافة ارجاء المكان |