| Onu, ne olursa olsun babasının onun hayatında olduğu konusunda rahatlatmak istedim. | Open Subtitles | اردت أن اؤكد انه رغم ما قد يحدث سيظل ابيه فى حياته |
| Bu üzücü haberi duyar duymaz, kötü zamanda kişisel olarak burada olmak istedim. | Open Subtitles | عندما سمعت بالأخبار المحزنة اردت أن أحضر شخصيا معكم في هذا الوقت الصعب |
| Onlarla çalışmak istedim çünkü adam devlet hazinesinden 1 buçuk milyon çalmış. | Open Subtitles | اردت أن أقوم بعمل معه لقد سرق مليون ونصف من خزنة المقاطعة |
| Beni etkilemek istiyorsan, bir iş bul ve ayakkabılarıma sürünmeyi bırak. | Open Subtitles | اذا اردت أن تذهلني أعثر على عمل مفيد وكفاك عبثا بأحذيتي |
| Eğer bebek hakkında konuşmak istiyorsan, vaktini boşa harcıyorsun çünkü bununla ilgili konuşmayacağım. | Open Subtitles | اذا اردت أن أتحدث عن الطفلة فأنت تضيع وقتك لأننى لن أتحدث عنها |
| Biliyorsundur Lisa senden özür dilemek istiyordum ama hep ertelemek durumunda kaldım. | Open Subtitles | اتعلمين ليزا , انا اردت أن اعتذر لك و لكنني كنت مترددة |
| En tepedeyken bıraktın çünkü bebeklerinle olmak istedin. | Open Subtitles | ابتعدت عن القمة لإنك اردت أن تكون مع أطفالك الصغار |
| Seni karşılayamadığım için kusura bakma ama sana mumlarla ve... bu romantik ortamla sürpriz yapmak istemiştim. | Open Subtitles | أنا أسف أننى لم اخبرك ولكنى اردت أن تكون مفاجأة مع هذه الرومانسية والشموع |
| Bunu daha önce söyledim mi bilmiyorum ama hep seninle gurur duymak istemişimdir. | Open Subtitles | , لاأعتقد أننى قد رغبت بقولها من قبل لكن اردت أن أكُن فخورة بك دائماً |
| Çok heyecanlı olduğumu ve işe başlamak için sabırsızlandığımı söylemek istedim. | Open Subtitles | اردت أن اقوللك لك بأنني متحمس جدًا ولا اطيق الانتظار لنبدأ |
| Sadece sizin San Quentin'i bilip bilmediğinizi öğrenmek istedim. | Open Subtitles | اردت أن أعرف ما إذا كنت تعرف أين تقع سان كوينتن |
| "Orayı ele geçirmek istedim ve bunu başardık da." | Open Subtitles | لقد اردت أن نسيطر على ذلك المكان و أنتم تعلمون أننا فعلنا |
| Bilirsin koca ağızlı gerçekten hep bunu istedim. | Open Subtitles | تعرف يا السمين انا اردت أن يكون كل شيء صحيح |
| Seni uyarmak istedim. Kardinal'in 6 adamı odanda. | Open Subtitles | اردت أن أحذّرك هناك ستة حرّاس كاردينال في غرفتك. |
| Geldiğin için sağol. Burada olmanı çok istedim. | Open Subtitles | . شكراً لك على ظهورك اليوم . لقد اردت أن تكون هنا حقاً من اجل هذا |
| Hayır bu hiç de komik değildi. Kendini öldürmek istiyorsan kabul, | Open Subtitles | لا لم يكن شئ مضحك إذا اردت أن تقتلي نفسك فحسنا |
| Bu kızla cinsel ilişkiye girmek istiyorsan babasının hangi parfümü kullandığını öğren. | Open Subtitles | اذا اردت أن تكون لك علاقة مع تلك الفتاة, اكتشف نوع عطرها |
| - Bak dostum. En iyi olmak istiyorsan en iyiyi alt etmen gerek. | Open Subtitles | لو اردت أن تكون الأفضل يجب أن تهزم الأفضل |
| Onunla Otomatın dışında karşılaştım. Sanırım kendimi test etme istiyordum. | Open Subtitles | قابلتها فى الخارج لأنى اردت أن أختبر نفسي. |
| Onunla Otomatın dışında karşılaştım. Sanırım kendimi test etme istiyordum. | Open Subtitles | قابلتها فى الخارج لأنى اردت أن أختبر نفسي. |
| Rahipten başka bişey olmak istedin mi? | Open Subtitles | هل اردت أن تكون يوماً شخصاً غير الكاهن؟ |
| Senin "o" olduğunu biliyordum sadece senle takılmak istemiştim | Open Subtitles | لقد كنت ادركت أنت المناسبة لي كنت اردت أن اتواعدك كي اتعرف عليك |
| Bunu daha önce söyledim mi bilmiyorum ama hep seninle gurur duymak istemişimdir. | Open Subtitles | لاأعتقدأننىقد رغبتبقولهامنقبل, لكن اردت أن أكُن فخورة بك دائماً |
| Eğer gerçek bir devrim görmek istiyorsanız, beni durdurmayı deneyin. | Open Subtitles | واذا اردت أن ترى ثورة حقيقية، حاول أن توقفني |