| Hormon tedavisine verdiği tepki çok zayıf sağlığı gittikçe kötüleşiyor. | Open Subtitles | استجابته للعلاج الهرموني ضعيفة, يوجد تدهور مستمر. |
| Bedende haritalanan bu bölgeler, kişinin holografik bir imgeye tepki verdiği yerlerdir. | Open Subtitles | إنها مناطق خرائطية للجسد و ما على الانسان أن يكوْن عند استجابته لصورة نصيّة من.. |
| Üç litre serum takıldı, sadece geçici olarak tepki verdi. | Open Subtitles | لقد أعطوه 3 لتر من المياه المالحة و استجابته سريعة الزوال . |
| Ayrıca seslendiğimde bilemiyorum sanki böyle çok kararsız gibi tepki veriyor. | Open Subtitles | و عندما أنادي بإسمه ...استجابته تكون لا أدري,متردِّدة |
| Geldiğinde tepki zayıflamasına rastladık. | Open Subtitles | لدى وصوله، وجدنا نقصاً في استجابته |
| Kan grubu, kütle, tepki süresi. | Open Subtitles | فصيلة دمه ووزنه وسرعة استجابته |
| Tyler'a fosfor yüklemesi yapın, ve ne tepki verdiğini görelim. | Open Subtitles | جهّز حقنةَ فوسفور لـ (تايلر) و راقب استجابته. |